Gıda Takviyeleri

Probiyotik ve Prebiyotik maddeler


Warning: Illegal string offset 'quote1' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 110

Warning: Illegal string offset 'quote1_title' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 111

Warning: Illegal string offset 'quote2' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 110

Warning: Illegal string offset 'quote2_title' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 111

Warning: Illegal string offset 'quote3' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 110

Warning: Illegal string offset 'quote3_title' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 111

PROBİYOTİK VE PREBİYOTİK NE DEMEK ?

PROBİYOTİK VE PREBİYOTİK VÜCUDA NASIL FAYDA EDER?

 

 

Probiyotik bakteriler

Probiyotik bakteriler

Farklı sebeplerden ileri gelen ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olan farklı oluşumlara karşı uzun yıllardan beri farklı antibiyotikler kullanılıyor. Antibiyotiklerin belli periyotlarda ve belli dozlardaki kullanımı sonucunda, metabolizmada gözlenen rahatsızlıklar tedavi edilebilmekte. Ancak zaman içerisinde kullanılan antibiyotik türleri ve bunların tedavideki dozlarının insan metabolizmasında yararlı faaliyetleri olan (özellikle de sindirimsel florada) mikroorganizmaları inaktive ettiği ya da sayısını azalttığı ve bunun sonucunda  normal floranın bozularak, vücutta antibiyotiklerden kaynaklanan bazı rahatsızlıkların (alerji, diyare, gaz  gibi) ortaya çıktığı belirlendi. Probiyotik ve prebiyotiklerin önemi de burada ortaya çıkıyor.

Bunun yanında bilim adamları günlük yaşamın getirdiği bazı olumsuzluklardan (çevrede olan ani değişmeler, su ve besinlerin kaliteleri, hayvansal ürünlerin aşırı miktarları, kafein, alkol kullanımı) ve farklı türdeki zararlıların  enfeksiyonlarından dolayı (sinirsel yorgunluk ve stres gibi) vücudun normal florasının etkilendiğini de ortaya koydular.

Probiyotik içeren gıdaların ne anlama geldiğini bilmek için, önce vücudumuzun normal bakterilerinden haberdar olmalıyız. Bağırsaklarımızda 100 trilyon kadar bakteri vardır ve bunların bir kısmeı faydalı bir kısmı zararlı bakterilerdir. Sağlıklı bireylerde faydalı bakteri sayısı fazladır ve bağırsaklarda besinlerin emilimini sağladığı gibi bazı vitaminler üretirler. Zararlı bakteriler ise çeşitli toksin denen zehirli ve sağlığa zararlı maddeler salgılar ve hastalık yapar. Bağırsaktaki faydalı bakteri sayısını artırabilmek içn probiyotikler kullanılabilir. Probiyotikler canlı organizmalar yani çoğunlukla bakterilerdir.

Prebiyotik ise daha farklıdır ve bunlar sindirilemeyen gıda parçalarıdır ve faydalı bakterilerin kolonda (kalın barsak) üremesini sağlar. Prebiyotik ve probiyotikler bir arada olursa bunlara sinbiyotik adı verilir. Probiyotikler bağışıklık sisteminin iyi çalışması, bakterilerden korunma, gıdaların sindirimi ve emilimi için gereklidir. Bu bakteriler vücutta bir denge halinde bulunurlar. Kullanılan antibiyotikler, vücuda giren diğer bakteri, mantar ve parazitler bu dengeyi bozabilir.

Vücudun doğal sindirimsel florasında bulunan ve organizma için yararlı olan bakterilerin gitgide sayılarının azalması, tamamen yok olması karşısında bilim dünyası bu yararlı florayı korumak ya da tekrar geri kazanmak için arayışa girmiş ve “Probiyotik mikroorganizmalar” farklı ürünler (mandıra ürünleri, meyve suları, çikolata ve et ürünleri) ile tüketime sunulmuşlardır. Dermokozmetik ürünlerde dahi probiyotiklerden elde edilen bazı maddeler kullanılmaktadır ( Seramid vb.)

Probiyotikler kapsül, toz ve gıda halinde olabilir. Probiyotik içeren gıdalar süt, yoğurt , kefir, peynir ve soya içecekleridir.
Probiyotikler bağırsak sağlığı açısından çok önemlidir. Laktoz intoleransına iyi geldiği gibi, bağırsaklardaki enfeksiyona karşı direnç kazandırır, seyahat ishallerine ( Turist ishali) iyi gelir, gaz ve şişkinliği azaltır.

Bağırsak hastalıklarında yoğurtta bulunan faydalı bakteriler her zaman yeterli gelmeyebilir. Bu nedenle bağırsak hastalıklarına ilave olarak probiyotik almak gerekebilir.

Probiyotiklerin faydaları

Probiyotiklerin faydaları

Bağışıklık Sistemine Etkileri

Probiyotik bakterilerin canlı hücrelerinin barsaklarda bulunmaları halinde, bağışıklık sistemini uyardıkları ve kuvvetlendirdikleri belirtilmiştir. Spesifik laktik asit bakteri suşları ile fermente edilen süt ürünlerinin tüketilmesiyle bağışıklığı artıran peptidlerin üretiminde artış olduğu ve bunlardan bazılarının antitümör etkinliğe sahip oldukları belirtilmiştir. Bağışıklık sisteminin uyarılmasıyla serumda IgA gibi antikorların artması virüs, Clostridium, E. coli gibi patojenlere karşı vücudun dirençliliğinin arttığı kaydedilmiştir.

Probiyotik ve Prebiyotiklerin Metabolizmaya Yardımcı Olmaları

Probiyotik bakteriler, gıdaların sindiriminde bağırsaklara yardımcı olurlar ve sağlıklı bir metabolik aktivitenin oluşmasına yardımcı olurlar. Bu şekilde beslenmeye ve büyümeye yardım ederler. Bağırsaklarda selüloz ve diğer sindirilemeyen gıda bileşenlerini parçalayarak sindirim sistemine yardımcı olurlar.

Bağırsak Mikroflorasının Korunması

Probiyotik bakteriler; yeni doğanlarda, antibiyotik kullanımında veya günlük yaşamın getirdiği koşullara bağlı olarak bozulan bağırsak mikroflorasının oluşmasına yardımcı olurlar. İstenmeyen bakterilerin, mayaların ve küflerin çoğalmasını kontrol altında tutarak bağırsak mikroflorasının bozulmasını engellerler.

Vitamin Üretimi

Probiyotik bakteriler bağırsak florasında yeterli sayıda bulunduklarında, vitamin ve amino asit sentezledikleri belirtilmiştir. Bu bakterilerin ürettiği vitaminlerin en önemlileri, tioamin (B1), riboflavin (B2), piridoksin (B6) gibi vitaminlerdir.

Çay Kahve ve Sigara bağımlılığı


Warning: Illegal string offset 'quote1' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 110

Warning: Illegal string offset 'quote1_title' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 111

Warning: Illegal string offset 'quote2' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 110

Warning: Illegal string offset 'quote2_title' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 111

Warning: Illegal string offset 'quote3' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 110

Warning: Illegal string offset 'quote3_title' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 111

Sigara-kafein içeren çay ve kahve gibi içeceklerle birlikte  daha tehlikeli

Nikotin ile birlikte alınan kafeinin daha keyif verici olduğunu belirten uzmanlar, kafein ile tüketilen sigaranın daha fazla bağımlılık yaptığını söylüyor.

Acıbadem International Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ekin Altın, nikotin ile birlikte alınan kafeinin daha keyif verici olduğunu belirterek, “Tek başına kafein tüketimi sırasında vücut bu keyfi hatırlayıp, nikotin de almak istiyor. Bu durumda nikotin ve kafeini bırakma zorluğu artıyor. O yüzden sigarayı bırakanların aşırı kafein tüketimini de bırakması gerekiyor” dedi.

 

Koah ve Sigara

Koah ve Sigara

Ekin Altın yaptığı yazılı açıklamada, nikotin ile birleşen kafeinin bağımlılık yapma olasılığının çok daha fazla olduğunu belirterek, bunun en temel sebebinin sosyal alışkanlıklar olduğunu, nikotin ile kafein bir arada alındığı için beyinde birbirini tetikleyen bir bağımlılık zinciri meydana geldiğini ve bu yüzden sigarayı bırakanların aşırı kafein tüketimini de bırakması gerektiğini söyledi.

Ekin Altın, Türkiye’de çay ya da kahve tüketiminin çok yaygın olduğunu, tiryakilik şeklindeki bağımlılığın neredeyse sıradan bir durum olarak algılandığını ifade ederek, “Bu içeceklerin içerdiği kafein, tüketimi ne kadar çok olursa olsun, insanlarda bağımlılık oluşabileceğine dair bir fikir uyandırmıyor. Oysaki günde 700 miligramın üzerinde kafein alımı bağımlılık anlamına geliyor, bu da yaklaşık 2-3 fincan kahve ve 7-8 bardak çaya eşit. Bağımlıların yoksunlukları, ‘kahve içmeden uyanamıyorum’ bahanesiyle başlıyor ve gün içindeki tüm boş vakitler kafeinli içeceklerle dolduruluyor. Gereksinim karşılanamadığında; baş ağrısı, yorgunluk, uykusuzluk ya da uyku hali, konsantrasyon eksikliği, iş gücü kaybı gibi yoksunluk belirtileri ortaya çıkarken, beraberinde depresyon, ülser başlangıcı ve çarpıntı gibi ciddi sağlık sorunları da gözlenebiliyor” bilgisini verdi. Bunun yanında aşırı kafein tüketiminin hipertansiyon ve ritim bozukluklarına sebep olduğu da bilinen gerçekler arasında. 

Kahve yüksek oranda kafein içeriyor.

Kahve yüksek oranda kafein içeriyor.

Kafeinin çocuklar başta olmak üzere tüm yaş gruplarında önemli sağlık sorunlarına davetiye çıkardığının altını çizen Altın, özellikle sigarayı bırakanların kafeini de bırakması gerektiğini, aksi halde vücudun kafeini nikotin gibi algılayabildiğini ve yoksunluk belirtilerini daha da artırdığını kaydetti.

Yüksek dozda kafein tüketimi sonucunda oluşan bağımlılıkta vücudun ihtiyaç duymaya başladığı doz alınamadığında, günlük hayatı olumsuz etkileyen yoksunluk hislerinin baş gösterdiğini anlatan Altın, şu ifadelere yer verdi: “En yaygın yoksunluk belirtileri baş ağrısı, yorgunluk, halsizlik, uykusuzluk ya da uykulu olma hali, sersemlik hissi ve sık esneme, konsantrasyon, motivasyon ve dikkat eksikliği sebebiyle meydana gelebilecek düşük performans gibi işte karşılaşılabilecek zorluklar, mutsuzluk, can sıkıntısı, tedirginlik gibi huzursuzluk hisleri, üzüntü, halsizlik, endişe, isteksizlik, küskünlük gibi depresyon belirtileri, sinirlilik, düşünsel aktivitede ve hafızada yavaşlamadır. Kafein bağımlılığı, günlük alınan kafein miktarına göre belirlenebildiği gibi, yoksunluk belirtileri de bağımlılıkla ilgili ipuçları veriyor. Günde 700 mili gramdan daha fazla alınan kafein, bağımlılığı işaret ediyor. Kahvenin çeşidine ve gün içinde diğer kafein alımlarına bağlı olarak, günde ortalama 7-8 bardak çay ve 2-3 bardak kahve, 700 mili gramı tamamlamaya yetiyor. 1 bardak demli çayda 40-80 mili gram kafein bulunuyor.”

Altın, özellikle sabahları günlük kafein alımını yüksek tutanlarda kahve içmeden güne başlayamama sorununun gözlendiğini dile getirerek, kahve içmeden uyanamayanların bağımlılık sınırına ulaştığını söyledi.

“ÇOCUKLARI HEDEF ALAN GIDALARDA KAFEİN VAR”

Diyetisyen Ekin Altın, bir an önce aşırı kahve alışkanlığını bırakmak ve alternatif içeceklere yönelmek gerektiğine işaret ederek, güne suyla başlamanın çok daha faydalı olduğunu, sabahları taze nane yaprakları ve bir tatlı kaşığı tarçın ile tatlandırılan bir bardak su içildiğinde, vücudun kafeinden çok daha sağlıklı bir şekilde uyandığını ve metabolizmanın çalışmaya başladığını vurguladı.

Bitki çaylarının da güne başlamak için sağlıklı bir alternatif olduğuna dikkat çeken Altın, “Bitki çaylarının uyku getirdiği algısı yanlış. Sakinlik ve rahatlama yaratabiliyorlar ancak uyku ile ilişkili bir probleme yol açmaları söz konusu değil. Bu yüzden sabahları zencefil ya da tarçın gibi bitkilerin çayları ile de güne başlanabilir. Kafein bağımlılığı uykusuzluk problemleri, kalsiyum kaybı, hızlı ve düzensiz kalp atışları, çarpıntı, kan şekerinin ve kolesterolün yükselmesi, mide asidinin aşırı salgılanması sonucu ülser riski, kaygı bozuklukları ve depresyona davetiye çıkarıyor” ifadesini kullandı.

Ekin Altın, sigara ile kahve ya da çayın birlikte tüketilmesinin ayrı ayrı tüketilmesine göre daha çabuk ve şiddetli bir bağımlılığa neden olduğuna dikkati çekerek, özellikle sigarayı bıraktıktan sonra aşırı kafein tüketimine devam edenlerde vücudun kafeini nikotin gibi algıladığını ve yoksunluk belirtilerinin daha da arttığını dile getirdi.

Nikotin ile birlikte alınan kafeinin daha tatmin edici olduğunu, tek başına kafein tüketimi sırasında vücudun bu keyfi hatırlatıp nikotin de almak istediğini vurgulayan Altın, bu durumda nikotini ve kafeini bırakma zorluğunun arttığını ve sigarayı bırakanların aşırı kafein tüketimini de bırakması gerektiğini kaydetti. Sigarayı yeni bırakmış kimselerde çay kahve tüketimi esnasında sigaraya duyulan özlem en üst düzeye çıkıyor.

Altın, özellikle çocukları hedef alan birçok üründe yüksek miktarda kafein bulunduğuna vurgu yaparak, tüm gazlı içecekler, enerji içecekleri, içine kakaonun girdiği tatlı, dondurma ve çikolata çeşitlerinin farkına varmadan çocukların kafein almasına sebep olduğunu kaydetti. Çocuklarınıza içecek ve yiyecek alırken mutlaka içeriğine dikkat edin ve uzak durulması gereken maddeler listesine kafeini de ekleyin.

Çocukların kafeinin zararlı etkilerine daha duyarlı olduğuna ve daha hızlı bağımlılık kazandıklarını anlatan Altın, yapılan araştırmaların çocukların kafeine yetişkinlerden 3 kat daha duyarlı olduklarını ortaya koyduğunu, çocukların günde içtiği 1 kutu kolanın, 3 fincan kahveye eş değerde olduğunu söyledi.

Altın, gün içinde kafein gereksinimi duyulduğu anlarda su tercih etmenin hem sağlıklı bir alternatif olduğunu hem de kafeinin etkilerinin vücuttan atılmasını hızlandırdığını belirterek, çayın da en az kahve kadar yüksek kafein oranına sahip olduğunu, kahve ve çay tüketimini en aza indirmenin kafein bağımlılığından kurtulmak için ilk koşul olarak görüldüğünü ifade etti.

Carlson Omega 3


Warning: Illegal string offset 'quote1' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 110

Warning: Illegal string offset 'quote1_title' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 111

Warning: Illegal string offset 'quote2' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 110

Warning: Illegal string offset 'quote2_title' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 111

Warning: Illegal string offset 'quote3' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 110

Warning: Illegal string offset 'quote3_title' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 111

Carlson Omega 3 Balık Yağı Şurubu

Omega 3 Balık Yağı

Carlson Omega3 Balık Yağı Şurubu

 

Carolson Omega 3 Balık yağı Çocukların gelişiminde kullanılması için limon aromalı omega 3 balık yağı şurubu.

İçimi kolay ve lezzeti ile çocukların çok rahat kullandığı en çok beğendikleri balık yağı olma özelliği taşıyor.

 

 

CARLSON FİSH OİL LİQUİD ŞURUP 200 ML

• Toplam 1600 mg. omega-3 yanlızca lezzetli bir tatlı kaşığındadır.

Maksimum tazelik korunmuştur;
• Derin ve kirletilmemiş sularda yaşayan soğuk su balıklardan elde edilir.
• Bu ürünün saflığı, bağımsız FDA onaylı resmi laboratuvarlarda algılanabilir miktardaki ağır metallerin (civa, kadminyum, kurşun, PBC ve 28 ayrı kontaminantın) hiç birini ihtiva etmediği test edilmiştir.
• Maksimum tazelik için Norveç‘te işlenip, şişelenmiştir.
• Koyu renkli cam kavanozda şişelenmiş, nitrojen ile mühürlenmiştir.
• Kullanım kolaylığı sağlayan özel mekanizmalı kapağa sahiptir.
• Tazeliğin daha fazla korunması için her 5 ml.ye 10 IU’luk doğal E vitamini eklenmiştir.

Çok Lezzetlidir ;
• “Uluslararası Tat ve Kalite Enstitüsü” 2005 Yılı Üstün Tat ödülü almıştır.
• Limon aromalı tadı ile sade olarak tüketilebilir.
• Salata ve yemeklere kolayca ilave edilebilir.
• Varolan en lezzetli balık yağıdır.

Herbir tatlı kaşığı (5 ml.) :
Toplam Omega-3 yağ asidi: 1600 mg
EPA (EicosaPentaenoic Acid): 800 mg
DHA (DocosaHexaenoic Acid): 500 mg
Diğer Omega-3 yağ asitleri: 300 mg
Doğal E Vitamini: 10 IU

Kullanım Şekli ve Dozu :

Carlson Omega-3 kapsül yağlı balıkların düzenli bir şekilde tüketilmediği durumlarda vücudun günlük Omega-3 ihtiyacını karşılamak için diyet suplemanı olarak kullanılır. Omega-3 yağ asitlerine aşırı duyarlı olan kişilerde kullanılmamalıdır

 Kaynak :

http://www.dermoeczanem.com/carlson-fish-oil-omega-balik-yagi-surubu-limon-aromali-200ml

http://www.dermoeczanem.com/carlson-omega-1000-mg-fish-oil-balik-yagi-50-kapsul-lu-

Nbl Glukozamin Kondroitin


Warning: Illegal string offset 'quote1' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 110

Warning: Illegal string offset 'quote1_title' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 111

Warning: Illegal string offset 'quote2' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 110

Warning: Illegal string offset 'quote2_title' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 111

Warning: Illegal string offset 'quote3' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 110

Warning: Illegal string offset 'quote3_title' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 111

 

Nbl Glukozamin Kondroitin

 

NBL Kapsül

NBL Glucosamin Kondroitin kapsül

 

Ürün etken madde olarak bir tablette 750 mg glukozamin HCl ve 600 mg kondroitin sülfat içermektedir.

Kullanım Şekli

NBL Glukozamin Kondroitin yemeklerle beraber günde iki kez bir tablet ya da hekimin önereceği şekilde kullanılmalıdır.
Takdim Şekli
NBL Glukozamin Kondroitin, 90 tabletlik kutularda kullanıma sunulmuştur.
Yapılan araştırmalar Glukozamin Kondroitin özellikle diz eklemindeki artirits vakalrında, kıkırdak ve eklem dokusunun, bağ dokusunun yenilenmesini  ve onarımını hızlandırmakta yardımcı  olduğunu göstermektedir. Klinik araştırmalar sonucunda en az 3 ay boyunca Glucosamin , kondroitin kullanımı durumunda ağrı ve ödemde azalma, rahatlama görülmektedir.  NBL Glucosamin  Kondroitin Eczane‘lerde satılmaktadır.
Fazla kilo , dengesiz beslenme , ve yetersiz egzersiz gibi  nedenlerle özellikle diz eklemi kolay zarar gören bir eklemdir. Diz eklemini korumak, güçlendirmek ve onarımına destek olmak amacıyla , doktorunuzun önerdiği egzersiz ve tedavinin yanında bu  ürün tedavinizi destekleyici bir gıda takviyesi olarak sunulmaktadır.  Bu ürün bir ilaç değildir.  Ancak bir çok hekim tarafından önerilmektedir.
NBL Glukozamin kondroitin kapsül

Diz eklemi için NBL GLukozamin Kondroitin

Şekilde görüldüğü gibi diz ekleminde meydana gelen farklı hasar ve deformasyonlar zamanla kronikleşmekte ve çok şiddetli ağrılı şikayetlere sebep olabilmekte. Bu nedenle medikal tedavinin yanında bazen extra gıda takviyelerine de ihtiyaç duyulmakta. Zamanında müdahele edilmeyen diz problemleri nedeni ile , eklem hareketliliğinin tamamı ile kaybedildiği, yani diz ekleminin dondurulması gereken durumlarla dahi  karşılaşmak mümkün. Bazen ise diz eklemi yerine , cerrahi müdahale ile protez eklem takılması gerekebiliyor. Diz ekleminizi korumak ve iş işten geçmeden tedbir almak sizin elinizde, Düzenli egzersiz ve yürüyüşler ile tüm vücut ve iskelet sisteminizi  koruyun.

Nutraxin


Warning: Illegal string offset 'quote1' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 110

Warning: Illegal string offset 'quote1_title' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 111

Warning: Illegal string offset 'quote2' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 110

Warning: Illegal string offset 'quote2_title' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 111

Warning: Illegal string offset 'quote3' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 110

Warning: Illegal string offset 'quote3_title' in /home/interneteczanesi.net/httpdocs/wp-content/plugins/quote-source/quote-source.php on line 111

Nutraxin Ürünleri

Artroflex Eklem rahatsızlıkları için kapsül

Nutraxin Artroflex Kapsül

Nutraxin Ürünleri Biota Lab. tarafından üretilen seçkin bir bitkisel-gıda takviyesi ürünleri markasıdır.

Ürün kalitesine ve hammadde kalitesine azami derecede önem veren bir şirketin ürünüdür.

Nutraxin ürünlerinde kullanılan formüllerin tamamı bilimsel araştırma ve klinik deneylere dayanan bilgiler ışığında  hazırlanmıştır.

 

 

Nutraxin Artroflex 120 Kapsül

Özellikle diz ekleminde görülen artroz, artrit ve kıkırdak doku hasarları, diz eklemi ağrılarında, kıkırdak doku , eklem içi sinovial sıvı kalitesini ve onarımını arttırmaya yardımcı  amino asit ve gıda takviyelerini içerir. Bunun yanında Şeytan Pençesi denilen , doğal ağrı kesici bitki ile ağrının hafiflemesine yardımcı olur.

MSM nin ağrı kesici etkisi yanında, kollojen bağ dokusunun yapımında yardım etkileri bilinmektedir.  Bromelain , Ananastan elde edilen ödem giderici etkileri ile dizi rahatlatmaya yardımcı olur.

En az 3 ay kullanıması tavsiye edilir.

Nutraxin Artroflex kapsül eczanelerde ve onlin eczane noktalarında satılmaktadır.

Kullanım Şekli
Günde 3 kere 2’şer kapsül kullanılması önerilir. Bol suyla içilmelidir. Kapsüller çiğnenmemlidir. Kapsül yutma zorluğu çekenler kapsülü boşaltarak su ya da meyve suyu ile alabilirler.

İçindekiler : Her 3 bitkisel kapsülde;

  •    750mg Glukozamin- HCl
  •   600mg Metilsülfonilmetan (MSM)
  •   600mg Kondroitin Sülfat
  •   97,5mg Bromelain
  •   97,5mg Harpagophytum procumbens (Şeytan pençesi) Ekstr.

Diğer Hammaddeler : Bitkisel kapsül (Hidroksipropilmetil selüloz), Bitkisel Mg-stearat, Si-dioksit

Tamamen doğal kaynaklardan üretilmiştir.
Tuz, Nişasta ,Yapay renklendirici, suni aroma, laktoz ve koruyucu içermez!

Menu Title