Etiket: eczane

Eczanede ilaca ödenen para artıyor

İlaç katkı paylarında vatandaşın cebinden çıkan para artıyor.

SGK

SGK

İlaç bedellerinin  SGK tarafından ödenmesi ile ilgili yapılan yeni düzenleme, 2 konuyu ön plana çıkarıyor. Birincisi ve en önemlisi hastaların artık ilaca daha fazla para ödeyecekleri, diğeri ise kronik hastalıklarda reçete yazım süresinin kısalması. Yani hastalar eskiden 3 aylık ilacı  bir reçetede alabiliyorken, artık  bu süre kısalıyor.
Son bir haftadır ilaç fiyatları ve kullanımı konusunda önemli değişiklikler yaşandı. Bu yenilikler geçtiğimiz günlerde Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan değişiklikle gündeme geldi. Milliyet’ten Cem kılıç, ilaçtaki değişikliklerle ilgili merak edilen konuları haberine taşıdı.

İLAÇTA TABAN FİYAT NASIL ETKİLER?

SGK’nın yeni düzenlemesiyle bazı eşdeğer ilaç gruplarında hastalarca ilaca ödenen rakamlarda artış olacak. Bu artışın temel sebebi, SGK’nın halen uygulamakta olduğu bant fiyat uygulamasının yanında bundan böyle taban fiyat uygulamasının da devreye girecek olması. SGK, bant fiyat uygulamasında, eşdeğer yani aynı etken maddelere sahip gruptaki ilaçlardan en ucuzunun üzerine yüzde 10 katkı yapmakta idi. Şimdi bazı ilaç gruplarında bundan vazgeçecek ve taban fiyat uygulayacak, yani yüzde 10 katkıyı bu ilaç gruplarında yapmayacak. Diğer yandan bant uygulaması ilaç gruplarının büyük bir bölümünde halen daha devam ediyor ve SGK yüzde 10 katkıyı bu ilaçlarda yapıyor. Katkı yapmadığı ilaç grupları şimdilik sınırlı olacak ve sadece bu ilaç fiyatlarında artış yaşanacak. Ancak SGK’nın yaptığı yüzde 10’luk katkının zamanla tüm eşdeğer ilaçlardan kaldırılması da planlanmakta. Bu şekilde toplam ilaç harcamalarında hastaların eczane ziyaretlerinde ödedikleri toplam ücret tekrar artmış olacak.

Genel Sağlık Sigortası (GSS) Genel Müdürü İsmet Köksal yaptığı açıklamada eşdeğer ilaçların birbiriyle aynı olduğuna vurgu yapıp, dünya örneklerinde de eşdeğer ilaçlara aynı rakamın ödendiğine işaret ediyor. Köksal, uygulamadaki amacın tasarruf yapmak olmadığının altını çizerek, “Artık aynı etken maddeli ilaca aynı parayı ödüyoruz, ‘Bu ikisi aynıdır’ diyoruz. Bunu da diyen biz değil, otorite olarak Sağlık Bakanlığı’dır” diyor.

Aslında bu görüşe katılmamak imkânsız. İlaç harcamalarının çok hızla yükseldiği bir ülkede, gelecekte de ilaç harcamalarını karşılayabilmenin tek yolu akılcı ilaç uygulamalarından geçiyor. Fakat diğer yandan piyasada bulunmayan, ithal edilmeyen, ulaşılması imkansız eşdeğer ilaçların fiyatlarının baz alındığı durumlar da yaşanmıyor değil. Bu durumda bazı ilaçlarda anormal fiyat farkı çıkarken , hastaların fiyat farkı ödememek için alabileceği daha ucuz eşdeğer bulmak imkansız.

Eczane

Eczane

İLACA 15 MİLYAR TL HARCAMA
2014 yılında SGK’nın ilaç harcamalarının 15 milyar TL’nin üzerine çıkacağı ifade ediliyor. Türkiye’de ilaç harcamaları sürekli artış gösteriyor olmakla beraber, ilaçta bilinçli kullanımın olmadığı da görülüyor. Bir araştırmaya göre, evlerde bulunan ilaçların yüzde 32’lik kısmı kullanılmamış, ayrıca antbiyotik kullanımında yapılan yanlışlar, özelikle ilaçların zamanından önce kullanımına son verilmesi de hastalıklarla mücadelede zayıf kalınmasına neden oluyor.

İLAÇ ENDÜSTRİSİ NE DİYOR?

İlaç Endüstrisi İşverenleri Sendikası (İES), SGK’nın yaptığı son değişikliklerin haberleri olmadan yapılmasının doğru olmadığını savunuyor. Endüstriye göre,
– Uygulama kapsamına alınan gruplardaki ürünler için hızla yeni bir fiyat erozyonu yaşanabilecek ve bu ürünlerin pazarları emtialaşabilir.
– Üreticiler pazarı ele geçirmek adına irrasyonel ve yanlış fiyatlamalara gidebilir.
– Hızla emtialaşan bir pazarda ürün kalitesi ve çeşitliliği hızla gerileyebilir.
– Buna bağlı olarak gelecekte arz sıkıntıları ortaya çıkabilir.
– Tasarruf amacıyla yapılan bu uygulama sonunda pazardan yok olan emtialaşmış/değersiz ürünlerin yerini çok daha yüksek fiyatlı ürünler alabilir.

Sonuç olarak, SGK’nın son düzenlemesi sınırlı bir ilaç grubunda katkı payı artışı yaratabilir. Ancak, bu artış tamamen hastanın tercihleri ile ilgili. Aynı etken maddelere sahip, aynı tedavi sonuçları yaratan ilaçlar için farklı fiyatlar çıkması piyasa koşuları için normal kabul edilse de ülkedeki en büyük ilaç alıcısı olan SGK için, aynı sonucu doğuran iki ilaçtan birine daha fazla para ödüyor olmak anlamlı gelmiyor. Vatandaşın cebinden çıkan 1 TL fazla para, aynı zamanda devletin de kaybı olabiliyor. İlaç piyasası ve eczane gelirlerindeki düşüş eczacılık mesleğinin geleceği hakkındaki kaygılar, eczacıları cilt bakımı ve makyaj alanına yönelmeye sevk ediyor. Bu durumda da eczacıların asıl görevlerinden uzaklaşması sağlık hizmetlerinin kalitesini düşürüyor.

EŞDEĞER İLAÇ NE DEMEK?

İlaçlar referans ilaç (orijinal) ve eşdeğer ilaç (jenerik) olmak üzere ikiye ayrılır. Eşdeğer ilaçlar, referans ilaçlarla aynı özelliklere sahip olduğu, dolayısıyla, hasta üzerinde aynı tedaviyi sağladığı bilimsel çalışmalarla kanıtlanan ve referans ilaçların koruma süreleri bittikten sonra satışa sunulan ürünlerdir. Bir eşdeğer ilaç, referansıyla aynı etkinlik, kalite ve güvenilirliktedir. Referans ilaç, inovatör firma tarafından geliştirilerek patent koruması altında pazara verilen ilk üründür. Koruma süreleri bittikten sonra bu ürünler referans alınarak eşdeğer ilaçlar üretilir. Eşdeğer ilaç ile orijinal ilaç arasında tedaviye etki bakımından hiçbir fark yoktur.

KRONİK HASTAYA 3 AYDA BİR REÇETE

Kronik hastalığı olanların ilaç kullanımlarında önemli bir değişiklik yapıldı. Buna göre, SGK, 1 yılda 2 kere reçete yazılması yerine bu sayıyı 4’e çıkardı. 6 ay yerine 3 ayda bir reçete yazılacak olması, özellikle evinden çıkamayacak derecede hasta olanların yakınları tarafından eleştirilmekte. Ancak yetkililer, aile hekimliği uzmanlarının da bu ilaçları yazabileceğini, hatta hastanın ayağına giderek reçete yazabileceklerini, dolayısıyla doktora erişimin bu kadar kolaylaştığı bir ortamda sorun olmayacağı görüşündeler. Açıkçası, suiistimallerin ortadan kaldırılması bakımından 3’er aylık reçete yazımı akla daha yatkın görünüyor.

İLAÇTA KATKI PAYI 2 KATINA ÇIKIYOR MU?

Bu sorunun cevabını bir örnekle açıklayalım: Diyelim ki, aynı etken maddeyi aynı dozda içeren 3 tansiyon düşürücü ilaç var (A, B ve C ilaçları). Bu ilaçlara eşdeğer ilaçlar deniyor. Yani isim ve marka dışında hiçbir farkları yok. Aynı tedaviyi sağlıyorlar. Bu ilaçlar sırası ile 10 TL, 12 TL ve 15 TL olsun. (A=10TL, B=12TL ve C=15TL). Dolayısıyla bu gruptaki en ucuz ilaç bedeli 10 TL. Şimdi bu ilaçlar için hastaların ödeyeceği fark ücretleri yapılan değişikliğe kadar şu şekilde hesaplanıyordu: SGK, 10 TL’lik bu en ucuz A ilacının yüzde 10 fazlasına kadar ödüyordu. Yani 10 TL+yüzde 10= 11 TL ödüyordu. Eğer hastanın reçetesinde A ilacı yazılı ise hasta eczanede fark ödemiyordu, B ilacı yazılı ise hasta 12TL-11 TL= 1TL fark ödüyordu, C ilacı yazılı ise 15TL-11TL= 4TL fark ödüyordu. Ya da fark ödememek için 10 TL’lik A ilacını tercih edebiliyordu. İşte buna bant aralığı uygulaması deniyordu. Bu uygulama bazı ilaçlar için önümüzdeki günlerde devam edecek.

1 EKİM’DE GEÇERLİ
Yeni sistemde ise (1 Ekim 2014 itibariyle), bant aralığı uygulamasının yanı sıra bir de taban fiyat uygulaması hayata geçecek. Taban fiyat uygulamasıyla devlet örnekte yer alan gruptaki 10 TL’lik en ucuz A ilacının bedeli kadar ödeyecek, daha fazlasını ödemeyecek. Yani eğer hastanın reçetesinde B ilacı yazılı ise hasta 12 TL10 TL= 2 TL fark ödeyecek. 15 TL’lik ilaç yazılı ise 15 TL10 TL= 5 TL fark ödeyecek. Ya da yine fark ödememek için 10 TL’lik A ilacını tercih edebilecek.

Yukarıdaki örnekten devam edecek olursak; eğer hastaya B ilacı reçete edildiyse ve hasta bu ilacı almak istiyorsa, eskiden 1 TL fark ödüyordu, artık 2 TL ödeyecek, yani evet fark 2 katına çıkacak. Ancak, hastaya C ilacı reçete edildiyse ve hasta bu ilacı almak istiyorsa, eskiden 4 TL fark ödüyordu, artık 5 TL ödeyecek, yani fark 2 katına çıkmayacak, 1 TL artış olacak. Diğer yandan, hastaya B ya da C reçete edildiyse ve hasta A ilacını almayı kabul ediyorsa, eskiden olduğu gibi şimdi de fark ödemeyecek.

Hemen ifade edelim; SGK bürokratlarının yapmış oldukları hesaba göre, yeni uygulama hiçbir zaman iki kat fark ücretine neden olmayacak, en fazla 0.75’lik bir artış sınırlı bir ilaç grubunda yaşanacak.

Peter Thomas Roth Ürünleri

PETER THOMAS ROTH HAKKINDA

Peter Thomas Roth Cilt Bakım ürünleri

Peter Thomas Roth Cilt Bakım ürünleri

Peter Thomas Roth cilt bakım ürünleri markasının kurucusu; formüllerini oluşturan CEO ’su Klinik Cilt Bakımı Serisini 1993 yılında oluşturmuştur. Macaristan kökenli SPA sahipleri neslinden gelen Peter kanıtlanmış bilimsel araştırmalara dayanan özel formülleri ile kısa zamanda ünlenmiştir. Günümüz itibarıyla; Peter Thomas Roth Cilt Bakım Serisi yüzden fazla kapsamlı bir referans ile tüm dünyada satılmaktadır. Markanın pek çok formülü prestijli güzellik dergileri tarafından beğenilmekte ve ödüller almaktadırlar. Dermokozmetik nitelikte ürünleri mevcuttur.

Hemen Satın Al

Peter Thomas Roth ürünleri almak içn tıklayınız

Peter söz verdiği sorunları çözer;

MUCİZEVİ FORMÜLLER. İNANILMAZ SONUÇLAR.

Firmanın kurucusu; Yönetim Kurulu Başkanı ve formülatörü olarak eşi Noreen gibi firmasının her şeyiyle birebir ilgile- nen bir kişidir.

MARKANIN FELSEFESİ

The Peter Thomas Roth markasının felsefesi;

MUCİZEVİ FORMÜLLER İNANILMAZ SONUÇLAR’ dır.

Mucizevi Formüller

Peter Thomas Roth; mucizevi buluş formüllerinin yaratıcısı olarak dünya çapında bir ün yapmıştır. En etkili konsantrasyonlarda en etkili sonuçları vermesi için yer yüzeyindeki en iyi ve güçlü içerikleri araştırmaktadır. Sonuçta İŞE YARAYAN  ürünler elde edilmiş olmaktadır.

İnanılmaz Sonuçlar

Her ürün söz verdiğini yerine getirdiği için, hiç şüphesiz  Peter Thomas Roth güzellik yazarları, meşhur kişiler ve tüketiciler tarafından markaya bir tutku oluşturmuştur. Ödüllerin sayısını ve basında yer almanın genişliğinin her geçen gün artması ürünlerin sonuçlarının ne kadar gerçekçi olduğunun delilidir. Siz de kendiniz deneyerek bunu gözlemleyebilirsiniz.

Dermokozmetik ürünler sınıfında seçkin bir yere sahip olan bu ürünler özellikle Hilton SPA merkezlerinde kullanılması ile ünlü. Akne bakım serisi, anti-age serisi  dünya genelinde çok tercih ediliyor.

Peter Thomas Roth  Cilt Bakım Ürünleri Türkiye Online Satış noktası:

Peter Thomas Roth ürünleri nerede satılır? :  Dermoeczanem online dermokozmetik satış sitesinde bu ürünleri bulmanız mümkündür.

http://www.dermoeczanem.com/peter-thomas-roth

 

Eczacılara Bitki Koruma ürünleri Bayiliği

Bir Türkiye garabeti daha

Eczacılara Bitki koruma ve Zirai ilaç satma yetkisi veren yönetmelik ve ruhsat için sınav utancım :

Eczacıların İlaç dışı ürünleri ve dermokozmetik ürünleri  internet üzerinden satışına yasak getiren Sağlık Bakanlığı ve bu yasağı çıkartmak için epeyce uğraşan Türk Eczacıları Birliği ve Pharmetic üyelerinin üstün başarılarına ithafen:     Garabette zirveyi yakalamış olmanızı tebrik ediyorum .

Torba yasaya eklenen “Eczane eczacıları ve eczaneler adına internet sitesi açılamaz” ibaresi , eczacıların bu gibi işler nedeni ile mesleklerini ihmal etmemeleri gerektiği ve eczacıların asıl işleri olan halk sağlığı ve ilaç konusunda danışmanlık ve sağlıklı ilaç ve ilaç dışı sağlık ürünleri kullanımı konusunda görevlerini eksiksiz yürütmelerini temin  amacı ile konulmuş.  En masum gözüken niyet bu. Oysa bakın aynı kişiler eczacılara ne işler yapmalarını öneriyor. İlaç fiyatlarındaki anormal ve zoraki damping eczacıları ekonomik açıdan zorda bırakınca eczacılara yeni alanlar açmak için akıllarını fazlaca zorlayan kişiler,  bakınız neler düşünmüşler:

Eczaneler bitki koruma ürünleri ve zirai ilaç satabilecekler .

Bunun için Tarım Bakanlığınca açılan sınavı 100 üzerinden 70 barajını aşarak geçmek gerekiyor.

8 Mart 2014 Cumartesi günü Bitki Koruma ürünleri bayilik ve toptancılık sınavına girdim. Sınavdan 70 ve üzeri puan alanlar bayilik ve toptancılık ruhsatı almaya hak kazanacaklar. 

Sınava girme hakkına sahip olanlar, Ziraat Mühendisleri, Ziraat Teknikerleri, Kimya mühendisleri  ve Kimyagerler. Sınav Ankara’da milli eğitim bakanlığı denetiminde gayet ciddi şekilde yapılıyor.

Önceden kaynak bulamadığım için sınava hazırlıksız gitmek zorunda kaldım. Ürünlerin satışı ve toptancılığı için genel hijyen ve sağlık bilgileri, kısmen zehirlenme ile ilgili bilgilerin yeterli olabileceği gibi bir saflıkla sınavın gerçekleşeceği okul önünde beklemeye koyuldum . Etrafımdaki  diğer  kişilerin büyük oranda genç, işsiz ve gerçekten ziraat mühendisi, ya da teknikeri olduğunu gördüm. Sınavın gerçekten zor olduğunu, aylardır hazırlandıklarını söyleyenler vardı. Hatta okuldan mezun olmak bile bu kadar zor değildi diyenler oldu. Son derece detaylı bitki bilimi, ve bitki zararlıları ile ilgili sorular gelebiliyormuş.

Örneğin :

28. Aşağıdakilerden hangisi fumigant değildir?
A) Aluminyum fosfit B) Dichlorvos
C) Methyl Bromid D) Cypermethrin

52. Yaprak kıvırcıklığı (Taphrina deformans (Berk)
Tul) hastalığı aşağıdaki ürünlerin hangisinde
zarar yapar?
A) Elma B) Patates C) Şeftali D) Buğday

55. Sert çekirdekli meyve ağaçlarında fungal
hastalıklara karşı kış mücadelesinde aşağıdaki
ilaçlardan hangisi kullanılır?
A) Kükürtlü preparatlar B) Bordo bulamacı
C) Sistemik fungusitler D) Kalaylı bileşikler

55. Sert çekirdekli meyve ağaçlarında fungal
hastalıklara karşı kış mücadelesinde aşağıdaki
ilaçlardan hangisi kullanılır?
A) Kükürtlü preparatlar B) Bordo bulamacı
C) Sistemik fungusitler D) Kalaylı bileşikler

Bu örnekler elbette çoğaltılabilir.   İşin 3 boyutu var :

1-  Türkiye de 100.000’in üzerinde fakülte mezunu Zıraat Mühendisi kendi alanlarında çalışacak iş bulamıyor. Çoğu işsiz ya da farklı sektörlerde çalışıyor. Her yıl 4.000 yeni ziraat mğhendisi bu işsizler ordusuna katılıyor. Öte yandan 250 bin’e yakın Ziraat Teknikeri ve teknisyeni işsiz ya da mesleki alanları dışında çalışıyor. Her yıl 8.000 civarında yenileri mezun ediliyor.  Kendi mesleki alanlarının kimyager ve eczacılara açılıyor olmalarına öfkeliler . Eczacılar için “Allah gözünüzü doyursun” dediklerine bizzat şahit oldum ve eczacı olduğumu söyleyemedim.

2- Eczacılık mesleği ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bu işlere eczacıları bulaştırmanın mantığı ne? Bir eczacı olarak mesleğimi ve mesleğimle ilişkili işleri yürütmek istiyorum elbette. Dermokozmetik, cilt sağlığı ile bağlantılı bir iş. Bu ürünleri internet üzerinden de satıyor olmak mesleğime ne kadar engel olabilir? Eczaneden yüzyüze yapılan satış çok daha fazla vakit alıyor. Oysa internet üzerinden soru soran da alışveriş yapan da her şeyi digital ortamdan ve çok daha pratik hallediyor. Bu işi eczacılar değil de başkalarının internet üzerinden yapması ,serbest ve yasal. Eczacı yapınca ne oluyor? Eczacı mesleğini ihmal etmiş oluyor. Peki ya kımıl zararlısı ile mücadele, ya da koca boynuzlu limon böceğinin larvalarını yok etmek ne ola?

3- Eczaneler hasta insanların, ya da sağlıklarına dikkat eden insanların , anne ve bebeklerin sıkça girdikleri yerler. Tarım ilaçlarının ya da bitki koruma ürünlerinin satışı için uygun yerler değil. İlaç ve medikal ürünler ile bu tip diğer kimyevi maddelerin  bir arada bulunması doğru değil. Bir arada bulunmasın başka bir mekandan satılsın derseniz o zaman da eczacıyı görevi başından kopartmış olursunuz. Bu satışı  eczacı dışında biri de yapabilir , bu eczacının mesleğini yapmasına mani olmaz deseniz, o zaman sınava neden giriliyor? Ya da eczacı internet üzerinden satışı başkalarına yaptıramaz mıydı da mesleğini yapmasına engel olur diye yasaklandı?

Sonuçta hiç bir şekilde bu iki hadiseyi açıklamanın bir  mantıklı yolu yok.

Bu akıllara zarar uygulamaya dikkat çekmek istedim. 

Burada resmen bir mesleki garabet, ya da ben yapamıyorum başkaları da yapmasın düşüncesi hakim.  

Eczacılara da meslekleri ile hiç ilgisi olmayan ve resmen başka bir meslek dalının alanına giren işleri yapmayı önermek büyük bir  hakaret olsa gerek.. “İlaç fiyatları düştü geçinmekte zorlanıyorsunuz , alın zirai ilaç satın” ne demek Allah aşkına?  Simit satarım daha iyi , en azından  gidip o mesleğin okulunu okumuş ve mezun olunca açıkta kalmış bir başka meslek gurubunun alanına tecavüz etmiş olmam. 

 

 

 

 

 

Eczacı Mesleki Hak

Eczacı Mesleki Hakkı

Reçete tarifi ve ilaç bilgileri için eczacılara ülkemizde 25 kuruş verilirken, dünyanın diğer ülkelerinde ise uygulama çok daha farklı . Ülkemizde eczacılık mesleki hakkının düşük olması ve ilaç fiyatlarının çok ucuzlaması nedeni ile ekonomik kayba uğrayan eczacılar, dermokozmetik , Fitoterapi gibi diğer ilaç dışı alanlara kaydılar.

Kanada eczane eczacıları

Kanada eczane eczacıları

Kanada’nın Nova Scotia eyaletinde bir eczacının, nasıl kullanılacağını tarif ettiği ilaçlar için müşterisine 52,5 Kanada doları fatura kesti.
Kanada’nın Nova Scotia eyaletine bağlı Waverly kentinde bir eczacıcı, ilacın nasıl kullanılacağını anlattığı müşterisine 52,5 Kanada doları fatura kesti.

Yılboyu kullandığı ilaçların bedelini vergi iadesinde kullanmak için, eczaneden fatura ve yazılı döküm alan Kadanalı Colin Clarke, listede “ilaç incelemesi (medication review)” başlığını görünce eczane yönetimine başvurdu. Eczane yönetiminden, ilaçların nasıl kullanılacağını, yan etkilerinin neler olduğunu ve devamlılık gibi hususlarda müşterilerin yazılı ve sözlü olarak bilgilendirildiğini ve bunun da bir ücrete tabi olduğunu öğrenen Clarke, faturaya itiraz etti.

Yerel ve ulusal basının da yer verdiği konuyla ilgili konuşan Clarke, “Hiçbir zaman ilaçlarımı nasıl kullanacağıma ilişkin sözlü ya da yazılı bilgi istemedim ama bu parayı benden almışlar” diyerek şaşkınlığını ifade etti.

Eczane yönetimine, aldıkları parayı iade etmeleri için başvuran Clarke, “Vermezlerse mahkemeye gideceğim” dedi.

Colin Clarke’ın itirazıyla ortaya çıkan uygulamada, 52,5 dolarlık ücretin 36,75 dolarını devlet, geri kalan 15,75 dolarını ise vatandaş ödüyor.

Kaynak :  http://www.medimagazin.com.tr

İts ilaç takip sistemi artık cepte

İlaç bilgileri artık  akıllı cep telefonlarında

İTS

İlaçlar karekod ve its

Sağlık Bakanlığının Türkiye sınırları içerisine giren her ilacın takibini yürüttüğü İlaç Takip Sistemi’nden (İTS) artık vatandaşlar da akıllı telefonları aracılığıyla yararlanabilecek.

Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ekrem Atbakan, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda düzenlediği basın toplantısında, sistem hakkında bilgi verdi. 

Atbakan, İTS‘nin tüm dünyada uygulanan takip ve izleme sisteminin ilaç sektörüne uyarlanmış şekli olduğunu belirterek, bu sistemin, ürünlerin tedarik ve dağıtım süreçlerindeki konumunun belirlenebilmesini sağladığını söyledi. Elektronik ürün kodu teknolojisi sayesinde ilaçların, üretim veya ithalatından itibaren tedarik zincirinde gerçekleştirdiği her hareketin izlenebildiğini anlatan Atbakan, karekodlar sayesinde ürünün son görüldüğü konum, zaman ve durumun gerçek zamanlı bir veri tabanında kaydedildiğini belirtti.

Sağlık Bakanlığının bu alanda bir ilke imza attığını, İlaç Takip Sistemi’ni 2010’da kurarak ülke çapında hayata geçirdiğini hatırlatan Atbakan, “Şu anda ABD’nin dahil olduğu 25’ten fazla ülke, bizim bu projemizi defalarca geldi, inceledi, bizlerle görüştü” dedi.

Atbakan, İTS’nin ilaç sahteciliği ve ilaç kaçakçılığını önleyerek orijinal ve güvenilir ilaç tedarik edilmesini sağladığını vurgulayarak, sistemin üretici, ithalatçı, ecza deposu, eczane, geri ödeme kurumu gibi paydaşlarından alınan bildirimlerle bir ilacın yalnızca bir kez satılmasının kontrolünü yaptığını ve kupür sahteciliğini önlediğini kaydetti.

Sistem dahilinde ilaç sorgulamasının kurumun internet sitesindeki İlaç Takip Sistemi bölümünden yapılabildiğini anlatan Atbakan, “Burada ilgili sayfa açıldığında, ilaç kutusunun üzerindeki barkodun yanında yer alan (01) ile başlayan kodu başında (01) olmadan Barkod no alanına, (21) ile başlayan kodu başında (21) olmadan Seri no alanının doldurulması gerekir. Sayfada verilmiş güvenlik kodu yazıldıktan sonra ilaç hakkında hemen bilgi gelecektir” dedi.

İLAÇ HAKKINDA TOPLATMA KARARI OLUP OLMADIĞINA BAKILACAK

Atbakan’ın mobil uygulamaya ilişkin verdiği bilgiye göre, uygulamayla, vatandaş ilaç kutularının üzerindeki karekodu akıllı cep telefonlarına okutarak ya da elle sorgulayarak temin ettiği ilacın durumu hakkında bilgi sahibi olabilecek. İTS ilaç takip sisteminin hastalara getirdiği bir kolaylık daha böylece hayata geçmiş oluyor. Bunun da ötesinde ileride hastaları yönlendirecek, ilaçlarını zamanında ve eksisiz kullanmalarını ve biten ilaçlarını zamanında yazdırıp yeniden alabilmelerini sağlayacak düzenlemelerin de önü açılmış oluyor. Ancak ilaç sektöründe eczacıları baypass edebilecek uygulamalardan çekinen eczacılar da yok değil. 

Bu şekilde vatandaş, ilacın sahte ya da piyasadan toplatılmış olup olmadığı ya da son kullanma tarihinin geçip geçmediğine ilişkin kesin bilgiye erişmiş olacak. Sorgulamayla söz konusu ilacın Sağlık Bakanlığında kayıtlı olup olmadığı da belli olacak. Zararlı madde, yan etkisi tespiti gibi nedenlerle piyasadan toplatılma kararı olan ilaçların bilgisine de İTS mobil uygulama sayesinde ulaşabilecek.

Sistemin kullanımın çok basit olduğunun altını çizen Atbakan, ilacın karekodunun telefonun kamerasının tam karşısına getirilerek odaklanmasının yeterli olduğunu vurguladı. Atbakan, “Bu aşamadan sonra, bize bir saniye kadar süre içinde bizim İTS sistemine bu numarayı göndererek bir cevap alıyor ve o cevaba göre kişinin ekranına bilgi geliyor. Zaten yüzde 99.99 oranda gelecek olan bilgi, ‘ilacınız sistemde kayıtlıdır’ şeklinde olacaktır. Çünkü, bugüne kadar bundan daha yüksek oranda bu mesaj çıktı” dedi.

Nöbetçi Eczane

Nöbetçi Eczane

 “ECZACILAR GÖNÜLLÜ SAĞLIK DESTEKÇİSİDİR”

Atbakan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“Eczaneler, sahte ilaç mı satıyor ki Bakanlık böyle bir uygulamaya gerek duydu? Bakanlık, eczanelere güvenmiyor mu” sorusu üzerine Atbakan, şu yanıtı verdi:

“Bunu dünyada ilk yapan biziz, ancak sahte ilaç sıkıntısını büyük ölçülerde yaşayan bir ülke değiliz. Bu sistem, zaten işliyordu. 24 binden fazla eczanemiz var, bunlar adeta Sağlık Bakanlığının gönüllü elemanları gibi çalışır. Eczacı, mahallesindeki vatandaşların gönüllü sağlık destekçisidir zaten. Bu konuda, ‘sahtecilik yapıyor’ demeyi bırakın, aklımızdan bile geçirmeyiz. Devletin zemini takip edilebilir halde gerektiğinde de herhangi bir arıza halinde sorumlusunu görebilmesi görevidir.” 

Bir kişinin eczaneden ilacını aldıktan sonra eczacının gözü önünde sorgulama yapmasının ikili arasındaki güven ilişkisini zedeleyip zedelemeyeceğine ilişkin soru üzerine de Atbakan, “O hareketten, bir öncesinde zaten eczacı bunu yapıyor. Niye zedelesin ki?” dedi.

Atbakan, vatandaşların ilaçlarını mutlaka eczaneden temin etmesi gerektiğini vurguladı.  Eczane dışından ilaç temini sağlık riski oluşturan sahte ya da bozulmuş ya da kontrol dışı kaçak ilaçlara maruz kalmanıza sebep olabilir. Bu nedenle mutlaka ilacınızı eczaneden ve eczacınızdan alınız.

Bu sistem aynı zamanda reçetesiz ilaç satışının önlenmesi açısından da fayda sağlayabilecek bir uygulama olabilir. Hastaların ilaçların yan etkileri konusunda doğrudan bilgi vermeleri için de sistemin kullanılıp kullanılamayacağı önümüzdeki dönemde belli olacak.

Eczane İlaç Tarif Yazılımına ödül

İlaç tarifine kolaylık getiren Eczane programına Almanya ödül verdi. Türkiye ise ilgisiz

Haber:

Almanya’da Türk eczacıya ilaç hizmetinden ötürü büyük ödül

Ya bizde durum nasıl?

Dünyada en önemli ölüm sebeplerinden birisi de hatalı ilaç kullanımı ve ilaç yan etkileri . Hastaların ilacı yanlış kullanması sağlığa zarar verdiği kadar sağlık sistemine de ağır bir yük getiriyor. İlaç israfı da olayın diğer bir boyutu.

Aşağıdaki haber yaklaşık 15 gün önce bir çok haber sitesi ve gazetede yayınlandı. Almanya’da yaşayan bir Türk Eczacı meslektaşım  tasarladığı bir bilgisayar programı aracılığı ile Almanca bilmeyen ya da az bilen Türk hastalara yönelik ilaç kullanım etiketleri basmış. Bu etiketler ile hastanın işine yarayacak bir çok bilgiyi ilaç üzerine yapıştırmış .

Bu sayade ilaç kullanım hatalarının , ilaç yan etkilerinin oranı düşürülebilir ve aynı zamanda tedavinin başarısı da artar. Her şey çok güzel bu gerçekten ödül verilecek bir durum. Üstelik aynı sistemin Almanca’sı da Almanlar için kullanılmalı bence.

Almanya’da Ödül bizde ilgisizlik.

Oysa bu programdan daha üstün ve geniş özelliklere sahip bir yazılım 4 yıl kadar önce bir Türk Eczacımız ve çalışma arkadaşı bir elektronik mühendisi yazılım uzmanı tarafından ülkemizde tasarlandı ve kullanıma sunuldu.  Programın fikir sahibi Eczacımız konuyu Türkiye Eczacılar Birliği başta olmak üzere  Sağlık Bakanlığı Akılcı İlaç kullanımı bölümü yetkililerine , Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Sigortası genel Müdürlüğü yetkilerine duyurmak için çok çaba sarf etmiş. İşin en acı yönü ise en büyük ilgisizlik Türkiye Eczacılar Birliğinden gelmiş .  Programın detaylarını görmek ya da dinlemek zahmetine bile girmeden “benzer uygulamalar var” denilerek etiket basan printerlar örnek gösterilerek büyük bir basiretsizlik örneği sergilenmiş. Oysa benzer bir program ya da bu programı destekleyen bir bilgi havuzu ülkemizde yok .

Bununla da yılmayan Eczacımız önce kendi bölgesindeki meslektaşlarına sunum yaparak bu programı ve özelliklerini anlatmış. Bir çok yanlış kullanımı, yan etkiyi, israfı önlemenin mümkün olması bir yana aslında eczane hizmet kalitesini de arttıran ve işleri kolaylaştıran  bu yazılıma ne yazık ki Eczacılar da ilgi göstermemişler. Ancak Türkiye’nin farklı illerinden  bir kısım ileri görüşlü  Eczacılar e-tiket programını internet üzerinden duyarak satın almışlar ve kullanmaya başlamışlar. Eczane ilaç tarif etiketi basan matbaalar ise bu özellikleri taşımayan standart etiketleri kolayca eczacılara sunabiliyor.

Yine de pes etmeyen bu eczacımız konuyu Türkiye’nin önemli Eczacı derneklerinden Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği  yetkililerine de duyurmuş. Ancak daha ilk görüşmede adeta bir satıcıya yapılan muameleye tabi tutularak detayların dinlenmesi zahmetinde dahi bulunulmamış. Ancak bir Pharmetic üyesi eczanesine programın yüklenmesini talep etmiş fakat o da bir hafta kadar sonra kendi sistemi ile uyumsuz olduğunu gerekçe göstererek kullanmaktan vazgeçmiş. Oysa yazılım  tüm eczane işletim  sistemlerinden bağımsız olarak kullanılabilmekte.

Bunun da ötesinde ilaç kullanım tarifi ile beraber daha bir çok başka özellik te  e-tiket yazılımına entegre edilebiliyor.   Buna reçete içerisindeki ilaç etkileşimleri dahil, hastalara özel uyarılar, ilaçlara özel uyarılar, çoklu ilaç kullanımında saatlik ya da öğünlere göre ilaç tarifi yapılan büyük boy klavuzlar yazmak ta çok kolay. Diğer bir avantaj ise ülkemizde medula  eczane sisteminin  ve e-reçete kullanılması sayesinde  bu işlerin Almanya’dakinden çok daha kolay ve hızlı yapılabilmesi.

Eczacıların ve Türk Eczacıları Birliği‘nin bu yeniliğe ilgi göstermemelerinin önemli bir sebebi eczacıların ekonomik açıdan çok zor günler geçiriyor olması akla gelebilir.

Küçücük bir kağıt parçası ama...

Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya (NRW) eyaletinde “NRW 2013 Sağlık Ödülü” 46 yaşındaki eczacı, Dr. Metin Bağlı’ya verildi. Bağlı ödüle, Almanca bilmeyen Türk hastalar için geliştirdiği ve ilaçların üzerine yapıştırılan kısa bilgi etiketlerinden ötürü layık görüldü.

Köln’de 13 yıldır eczacılık yapan Metin Bağlı’ya ödülünü NRW Sağlık Bakanı Barbara Steffens verdi. NRW sağlık bakanlığı, Bağlı’nın projesini “önemli ve örnek alınmaya değer” olarak nitelendirdi.

ALMANCA BİLMEYENLER İÇİN
Eczacı Metin Bağlı bazı hastaların dil sorunu yaşadığını görünce buna çözümler aramaya başladı. Çözüm olarak, kurduğu bilgi bankasına eczanedeki ilaçlarla ilgili Türkçe kısa bilgiler yükledi.

Bu bilgiler arasında ilacı yazan doktorun adı, ilacın hangi hastalıklarda kullanıldığı, nasıl kullanılacağı, kullanma süresi, aç mı tok mu alınacağı ve koruma koşulları yer alıyor. Almanca bilmeyen Türk bir hasta geldiğinde Metin Bağlı bu bilgi etiketlerini bastırarak ilacın üzerine yapıştırıyor. Böylece hastanın ilacı yanlış kullanması önleniyor.

HASTALAR MEMNUN
Söz konusu bilgi bankasını oluşturmak için yaklaşık 4 yıl uğraştığını belirten Bağlı, “Böyle bir ödül aldığım için mutluyum. Ödül, yapacağım benzer projeler için motivasyon oldu. Hastalar bu hizmetten çok memnun kalıyorlar” diye konuştu. Bağlı’nın projesi, geçtiğimiz yıl da NRW Eyalet Eczacılar Birliği tarafından ödüle layık görülmüştü.

 

E-tiket.net özellikleri

Eczanenizde kurulu olan otomasyon programlarından bağımsızdır.

    • E-tiket.net programı, Medula işlemlerinizi yaptığınız Internet Explorer tarayıcısı üzerinde çalışır. Ayrıca bir programa ihtiyaç duymaz.
    • Siz Medula işlemlerinizi mutad olarak yaparken, etiketleri otomatik hazırlar.
    • Reçete bilgilerini Medula sisteminin tarayıcı üzerindeki reçete sayfasından otomatik olarak okur.
    • Çok düşük maliyetli etiket bastırma imkanı sunar.

Medula sistemine hızlı giriş sağlar

  • İsterseniz Medula sistemine Medula Kullanıcı Adı ve Şifrenizi sizin yerinize girer. Her seferinde şifre girmenize gerek kalmaz.
  • Şifrenizi de elemanlarınızın bilmesine gerek kalmaz.

Reçetedeki tüm ilaçlar için otomatik etiket hazırlar

  • E-tiket.net programı reçete üzerindeki tüm ilaçlar için etiketler hazırlar.
  • Kullanım dozajlarını otomatik olarak ekrandan, Medula sisteminin reçete sayfasından okur.
  • İlaç tariflerini ilaç cinsine göre otomatik yapar.

Preview

Bilgi amaçlı kasa fişi verir

  • Medula sistemindeki parasal tüm bilgileri kullanırak kasa fişi hazırlar.
  • Muayene ücreti, ilaç farkı, kesilecek fişteki farklı KDV oranları, toplam ödeme vs, hepside kasa fişinde bulunur.
  • İlaç etiketleri ile aynı boyutlardadır. Ayrıca bir yazıcı gerektirmez.
  • Reçete dışı alış-veriş kalemlerini de ekletir.
  • Kasa fişini yazdır/yazdırma seçeneği verir.

Kasa Fişi

İlaçları raflarda aratmaz

  • Reçete hazırlanmasında büyük kolaylık sağlar.
  • İlaçları bulundukları raflardan bulmanızı sağlar.
  • Yeni işe aldığınız elemanınızın reçete hazırlamasını kolaylaştırır.

Raf yerleri

Reçetedeki her ilaç için otomatik etiket hazırlar

  • İlacı veren eczane
  • İlacı reçeteleyen doktor
  • Reçete sahibi hasta
  • Reçete tarihi
  • Reçete no
  • İlacın reçetelenebileceği bir sonraki tarih
  • İlaç dozaj bilgisi
  • İlaç kullanım tarifi
  • Dozaj ve tarif alanlarını değiştirme imkanı

Baskılı etiletler

Yazdırma ve değiştirme seçenekleri sunar

  • Hazırlanan her etiketi yazdır/yazdırma seçeneği sunar.
  • Birden fazla kutu verilen ilaçlar için tek etiket veya her kutuya etiket seçeneği sunar.
  • Birden fazla kutu verilen ilaçlarda, etiket kaçıncı kutu olduğunu söyler.
  • Birbirinden bağımsız, değiştirilebilir üç satır tarif alanları.
  • Değiştirilen tarif alanının saklama seçeneği sunar.
  • Saklanan yeni tarifin öncelikli tariflerden olmasına seçenek sunar.

BuEtiketiYazdir.png YeniTarife.pngDefaultTarife.png

Manuel etiket eklemeye izin verir

  • Reçetede olmayan bir ürün için etiket bastırma imkanı.
  • Hiç reçetesi olmayan ilaç için etiket bastırma imkanı.

 

A4 veya A5 formatında detaylı ilaç tarifleri hazırlatır

  • Günlük öğünlük bazda detay ilaç kullanım tarifi.
  • Günlük saatlik bazda detay ilaç kullanım tarifi.
  • İstediğiniz sayıda ilaç kullanım şekli tanımlama. Aç Karna, Tok Karna, Yemekten 20 dk. Önce,  Yemekten 1 saat Sonra, Gece Yatarken vs.
  • İstediğiniz sayıda ilaç kullanımında dikkat edilmesi gereken temel uyarı grupları tanımlama. Hamileler, Diyabetliler, Kalp Hastaları, Greyfurt Suyu vs.
  • Detay ilaç tarif raporuna istediğiniz kadar ilaç ekleme. Böylece aynı anda kullanılacak ilaçlar için özel tarifler yapabilme imkanı.
  • Önceden tanımlanmış bilgileri kullanma, değiştirme veya sıfırdan tarif hazırlama imkanı sunar.

Nöbetçi eczane

Nöbetçi Eczaneler

Nöbetçi Eczane

Nöbetçi Eczane

İstanbul Nöbetçi Eczaneleri 

Ankara Nöbetçi Eczane

Bursa Nöbetçi Eczane

İzmir Nöbetçi Eczane

Adana Nöbetçi Eczane

Konya Nöbetçi Eczane

Herkesin bir nöbetçi eczane, her eczacının bir nöbet hatırası mutlaka vardır.  Üniversite sınav sonuçları ilk açıklandığında ve eczacılık fakültesini kazandığımı öğrendiğim andan itibaren artık  hayatım boyunca yapacağım mesleğim de belli olmuştu. Çocukluğumdan gençlik yıllarıma kadar çok sık hastalanan ve sık sık hasteneye oradan da eczaneye gitmeye alışmış biri olarak epeyce heyecanlanmıştım.  Artık o günden sonra ne zaman bir eczanenin önünden geçsem, ne zaman bit nöbetçi eczaneye gitsem içimi tuhaf bir heyecan kaplardı. Hep merak ederdim. Bu gece Üsküdar’da nöbetçi eczane kim? Kadıköy’de hangi eczane nöbetçi , sabaha kadar ayaktalar mı? Acaba nöbetlerde neler yaşanıyor?

Yıllar geçtikten sonra okul askerlik bittikten sonra, uzun düşünmeler ve arayışların ardından nihayet eczane açmaya karar verdiğimde de aynı heyecanı yaşıyordum. Bu gece nöbetçi eczane kim? Benim eczanem  .. Sonunda ilk nöbetimi tutacağım günü beklemeye başladım. Düşünsenize o bölgenin tek nöbetçi eczanesi sizsiniz. İnsanlara ilaçlarını temin etme ve tarif etme sorumluluğu sizde. Hastalıkları ile ilgili ve ilaçlarla ilgili tüm bilgileri iletmeniz gerekiyor. Gerçi mezun olduktan sonra kısa süreyle tecrübe edinmek için çalıştığım eczanede nöbet tutmuştum. Ama başımızda tecrübeli bir eczacı varken o sorumluluğu omuzlarımda bu  kadar ağır hissetmemiştim.

Devamını Okumak İçin TIKLAYINIZ

Medula Eczane Sistemi

SGK

Sosyal Güvenlik Kurumu SGK

Medula  Eczane 

Medula

Medula Eczane Giriş

 

Medula  Eczane Giriş 2

 

Medula eczane sistemi , ülkemizdeki tüm sosyal güvenlik sistemi mensuplarının ilaç ve diğer tıbbi hizmetlerinin yürütüldüğü muazzam bir bilgi işlem sistemi .

Bu sistemde her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına ait bilgiler bulunmakta ve sağlık hizmetleri bu bilgiler üzerinden yürütülmekte.  Bu sayede toplum sağlığı açısından çok önemli bilgilerin tek bir yapı altında toplanması sağlanmış oluyor. Bölgesel hastalıklar, diğer sağlık problemleri yakından takip edilebilirken aynı zamanda israf ve ilaç yolsuzluklarının da önüne geçebilme imkanı sağlanıyor. Medula Eczane sistemi , medula hastane ve doktor sistemi ile birlikte düşünüldüğünde dünyanın en büyük sağlık bilgi platformu olma özelliğini de taşıyor.  Bir takım eksiklikleri ve tasarım hataları olsa da ileride yeni projeler ve eklentiler ile sağlık hizmeti kalitesini ve tıbbi hataları azaltmaya yönelik bir çok geliştirmenin yapılabileceği harika bir sistem diyebilirim.

Medula Sistemi ne işe yarıyor ?

Medula ülke genelinde her bir sigortalının yani SGK mensubu işçi , memur ya da iş yeri sahiplerinin muayene ve ilaç kullanım bilgilerinin işlendiği bir bilgi işlem ağı. Muayene olmak üzere bir sağlık kuruluşuna başvuran kişi öncelikle medula sisteminden alınan onay ile muayeneye kabul ediliyor. Yapılan muayene işlemi , istenen tetkikler, ve bu muayene sonunda yazılan reçete sisteme işleniyor. Reçete işlendikten sonra bir elektronik reçete kodu elde ediliyor. Bu elektronik reçete numarası ile eczaneye giden hasta ya da hasta yakınları TC kimlik belgeleri ve E-reçete numaraları ile ilaçlarını alabiliyor.

Önceki aldığı ilaçlardan tekrar reçete edilmiş olması durumunda hastanın bir önceki ilaçlarının bitip bitmediği de sistem tarafından kontrol ediliyor. İlaç bitmediyse hasta yenisini alamıyor. Bu şekilde israf önlenmiş oluyor. Ancak hasta raporlu olarak sürekli aynı ilaçları kullanıyor ise eski aldığı ilaç bitmeden 15 gün öncesinde yeninden aynı ilaçları alma hakkına sahip.  Medula sisteminin bir diğer özelliği ide ilaç muafiyet raporları ile ilgili. Geçmişte ilaç muafiyet ve ilaç kullanım raporları belge şeklinde hazırlanıp kağıda basılıyordu. Bazı durumlarda heyet raporu almak içi doktor doktor  imza için beklemek ve evrakların yazılması için günlerce  zaman kaybı kaçınılmazdı. Oysa şimdi ilaç muafiyet raporları, ilaç kullanım raporları ve sağlık kurulu raporları , elektronik ortamda hazırlanmakta ve saklanmakta. Bu şekilde zaman , evrak ve para kaybı önlenmekte. Medula sisteminin e-reçete, e-rapor sayesinde sağladığı kağıt tasarrufu onbinlerce ağacı kurtarmıştır desek yalan olmaz. Bunun yanında ilaç ve rapor yolsuzluklarının önlenmesinde de çok büyük katkı sağladığı bir gerçektir. Devamını okumak için TIKLAYINIZ

İlaç Alım Grupları

İlaç Alım Grupları : Gizli Tehlike

Son bir iki yıldır eczanelerin satın alma politikaları değişiklikler göstermeye başladı. Eczacılar bir araya gelerek ilaç alım grupları oluşturmaya başladılar. Bir ya da bir kaç eczane üzerinden topluca yapılan ilaç alımları sonra takas ya da satış yolu ile diğer eczanelerle paylaşılarak , yüklü miktarlarda toplu ilaç almanın iskontolarından ve vade imkanlarından yararlanılıyor.

İlaç yanında kozmetik ve dermokozmetik ürünlerde de bu tip alımlar yapılmaya başlandı. Başlangıçta sadece imece usulü yürüyen bu taktik zamanla bu yöntem üzerinden gelir elde etmeye başlayan kişilerin türemesine yol açtı. Elbette kazan kazan yöntemi ile alan ve satan karlı olduğu sürece kimse bunu yaptığı için suçlanamaz. Fakat zaman içerisinde bu durum öyle garip bir hale geldi ki bence eczacılar kendi bindikleri dalı kesmeye başladılar.

Örneğin herhangi bir eczane Bioxcin Forte Şampuanı 25-26 TL ye satın alabilirken , bu ürünü 1000 – 1500 adet satın alan bir eczane 13 – 14 TL ye mal ederek , sonra diğer eczanelere 17-18 TL den pazarlamakta. Aradaki fark toplu alımdan kaynaklanan mal fazlaları, dönem sonu ciro primleri gibi unsurlardan kaynaklanıyor.

Bu durum aslında öyle tuhaf ve gizli bir tehlike içeriyor ki,  toplu mal satmak hem ecza deposu, hem firma bölge mümessili hem de bizzat üretici ya da ithalatçı firmanın işine geliyor. Bu sistem yürüdükçe düşük miktarlı alımlardaki iskonto oranları kolay kolay yükselmeyecek. Yüklü miktarlarda toplu mal alan depo ve eczacılar arasında yeni bir satış sektörü oluşacak. ( Zaten oluştu ).  Oysa güya eczacı kooperatifleri bu amaçla kurulmuşlardı. Şimdi kooperatiflerimiz  bu kuruluş amaçlarını unuttu ve bu sistemi teşvik eder duruma geldiler. Bu ilaç satın alma gruplarına ya da kişilerine en çok destek verenler kooperatifler.

Oysa eczacıların yapması gereken şey bu işin doğa olarak , başka aracıların para kazanmasına müsaade etmeden, olması gerektiği gibi, üretici  > depo ya da kooperatif > eczane sıralaması ile ve tüm iskonto ve imkanların, çok büyük satın alma ve sermaye gücü gerektirmeyecek şekilde doğrudan son satıcı durumundaki eczanelere yansıtılmasını savunmak olmalı.

Kısa vadede herkesin kazandığı bir yöntem gibi görünse de toplu ilaç ve dermokozmetik alım grupları eczanelerin gelecekteki satın alma güçlerini ve karlılıklarını olumsuz yönde etkileyen bir tehlike olarak karşımızda.

Eğer bir ürün 25 yerine 15 TL ye satın alınabiliyorsa, bu ya ecza deposu tarafından ya da ecza kooperatifi tarafından bir kampanyaya dönüştürülüp bir iki gün içerisinde her bir eczanenin yararlanabileceği şekilde sunulmalıdır. Fakat malum olduğu üzere herkesin işine gelen şey 500 kişiye 10 ar adet ürün satmaktansa 1 kişiye 5000 adet ürün satmak.

Bu konuda eczacıların uyanık olması gerektiğini ve eczacı derneklerinin durumu iyi düşünmelerinin şart olduğu kanaatindeyim.

 

 

 

Hedef Ecza Deposu Satış Etkinliği

Hedef Ecza Deposu 2013 Fırsat Günleri Satış etkinliği Antalya’da başladı

Hedef Ecza Deposu ve Vizyon Kozmetik tarafından organize edilen ve bir çok kozmetik, mama, ilaç firması ve ithalatçı firmaların destek verdiği 2013 yılının ilk fuar ve satış etkinliği Antalya Maritim Otel‘de başladı. Etkinlik 8-10 Mart, 15-17 Mart ve 22-24 Mart günlerinde farklı bölgelerden gelen eczacı ve eczane çalışanlarını misafir edecek.

Dermokozmetik Firmalarından Babe ürünlerinin Türkiye Distribütörü Optimer Sağlık Ürünleri firması da etkinliğe katılanlar arasında. Hedef Alliance grubu yöneticilerinden edindiğimiz bilgilere göre, bu yıl eczacıların etkinliğe olan ilgisi beklenenin çok üzerinde. Bu durumda eczacıların düşen ilaç fiyatları nedeniyle uğradıkları kayıpları ilaç dışı ürünlerle telafi etmeye çalışmalarının etkili olduğu düşünülüyor. Bilindiği üzere 2004 yılından bu yana devam eden ilaç fiyat düşüşleri 2011 ve 2012 yıllarında hızlanarak devam etmiş ve eczane ciroları ortalama %40 oranında tekrar düşmüştü. Türk Eczacıları Birliği’ne göre 5000 civarında eczanenin bu şekilde ayakta kalma şansı bulunmuyor.

Fırsat Günleri,  satış etkinlikleri gibi aktiviteler son 3 yıldır yapılmaya başlandı ve Ankara , Antalya ve İstanbul’da farklı dönemlerde gerçekleştirilmesi adeta gelenek haline geldi. Kısa süre sonra Selçuk Ecza deposunun da etkinlik gerçekleştirmesi beklenirken yaz sonunda aynı etkinliklerin İstanbul’da tekrarlanması planlanıyor.

Eczanede Alınan Muayene Ücreti

Eczanede Alınan Muayene Ücreti

Eskiden SSK’lılar nasıl ilaç alırdı?

Bir çok insanın kolayca hatırlayacağı şekilde SSK mensupları geçmişte ilaçlarını SSK hastanelerinde bulunan kurum eczanelerinden tedarik etmek mecburiyetindeydi. SSK hastanelerinde muayene olmak için önce bir kuyruğa gidilir ve ücret ödemek için kuruşlandırma işlemi yapılırdı. Kuruşlandırma işlemi sırasında kişinin hastalığı ve sigorta statüsüne göre muayene ücreti tespit edilirdi. Kuruşlandırma işlemi ile tespit edilen ücretin ödenmesi için ayrı bir kuyruğa girilirdi . Ücret ödendikten sonra sıra almak için üçüncü bir kuyruğa girilirdi.

3 kuyruktan sonra hızla polikliniğe koşulur kapı önünde ite kaka az sonra çıkıp karneleri toplayacak hasta bakıcı ya da hemşire beklenirdi. Fakat her kapının aralanmasında doktorun daha önce özel muayenehanesini ziyaret etmiş kişiler içeri dalar sıra bir türlü sade vatandaşa gelmek bilmezdi. Bir de ilaç tanıtımı için doktor ziyaretinde bulunan ilaç mümessilleri cabası. Böyle uzuuun bekleyişten sonra azami 2 dakika kadar süren, muayene işlemi ise genel şu şekilde gerçekleşirdi :

Doktor:

-Neyin var?

Hasta:

-Dizim ağrıyor

Doktor:

-Miden sağlam mı?

Hasta:

-idare eder

Devamında bir kaç ilaç yazılır ve bu ilaçları alabilmek için tekrar SSK eczanesinin kuruşlandırma veznesine kuyruğa girilir, oradan para ödeme sırasına oradan da ilaç alımı için ayrı kuyruğa girilirdi.

Doktor reçeteye ne yazarsa yazsın, SSK yönetmeliklerine göre yapılan ilaç ihalelerinde en ucuz fiyatı vererek kazanan firmanın , reçetedeki ilaçlara yakın eşdeğeri neyse o verilirdi. Örneğin hekim hangi öksürük şurubunu yazarsa yazsın, SSK nın elinde 2-3 çeşit şurup bulunur ve onlardan en yakın benzer hangisi ise o verilirdi. Ağrı kesiciler, antibiyotikler, tansiyon şeker ilaçlarında da durum farklı değildi. Hatta bazen bu durumdan bıkan çaresiz doktorlar , hastalara “şu şu şu ilaçları dışarıdan parayla al”  demek zorunda kalırdı. Çok uzun zahmetlerden , ayak üstünde hasta hal ile saatlerce kuyruk bekledikten sonra ilaçlar alınırken ne bir tarif yapılır ne de basit bir torba verilirdi. Ben şahsen ilaç kuyruğundan ilaçlarını alıp şalvarını toplayıp ilaçları kucağına alan çok köylü kadını gördüm. Ac bir manzaraydı bu.

Belki daha da acısı  KDZ. Ereğli Devlet Hastanesinde Staj yaptığım dönemde bir trafik kazası sonrası yaşananları hiç unutamam, bir işçi servisi ile özel bir araç çarpışmış, işçilerden de diğerlerinden de ağır yaralılar var. Önce acil serviste kimin SSK’lı kimin emekli sandığı mensubu , kimin Bağ-kur’lu olduğu tespit ediliyor, hastalar ona göre daha hiç müdahale edilmeden SSK hastanesine yollanıyor. Kalan vatandaşlardan MR , Tomografi çekilmesi gerekenler yine ambulansla ya da bulunabilen ne araç varsa onunla, dışarıda özel görüntüleme merkezine gönderiliyor. Ne hikmetse devletin para bulup alamadığı cihazı bir iki doktor devletin bankasından kredi kullanıp alabiliyor , sonra iyi paraya bu hizmeti devlete satıyor. Üstüne üstlük vatandaştan da fark ücreti alınıyordu.

Sağlıkta Neler Değişti?

2002 yılından itibaren sağlıkta hızlı bir değişim sürecine girildi. Bir çok ilacın serbest eczanelerden alımı kolaylaştırılırken, tüm kamu hastanelerinin sağlık bakanlığına bağlanması çalışmaları başlatıldı. 2005 yılı şubat ayında askeri hastaneler dışında kamuya bağlı tüm hastaneler birleştirildi ve ilaç alımı serbest eczanelerden yapılmaya başlandı.

İlaç firmaları ile yapılan genel anlaşma sonucu , sigortalı, bağkurlu , emekli sandığı mensubu tüm vatandaşların reçetelerine Kamu Kurum İskontosu denilen bir indirim uygulanmaya başlandı. Bunun yanında serbest eczaneler de %4.5’e kadar değişen oranlarda sigortalı reçetelerine indirim uygulamaya başladı. Bir anda çok şey değişmişti.

Başlangıçta her türlü evrakın fotokopisinin çekilmesi gibi saçma uygulamalar olsa da bunlar kısa zamanda kaldırıldı ve düzene sokuldu. SSK bütçesi için önemli olan muayne ücretinden vazgeçilmedi. Ancak ödeme kuyruklarının kalkması ve hastanelerde vezne için ayrılacak personelden tasarruf edilmesi için muayene ücretlerinin serbest eczanelerde tahsil edilmesi ve eczanenin kurumdan olan alacağından bu ücretlerin düşülmesine karar verildi.

Bu uygulama ile hastalar kuyruk beklemekten kurtulmuş oldu, hastaneler de para tahsil etmek için uğraşmaktan kurtulmuş oldu. Bu işlemden hiç bir kazançları olmadığı halde en çok zahmete giren kişiler ise eczaneler oldu. İşin içine bilgisayar sistemi, eski muayene ücretlerinin aylar sonra sisteme işlenmesi gibi sorunlar da eklenince hastalara izahatta bulunmak için uzunca dil dökme işi de eczacıların başına patladı. Şahsen benim eczanemde yıllardır hiç üzmeden , kırmadan hizmet ettiğim hastalarımdan dahi , acaba kazıklanıyor muyum ? endişesine kapılanlar oldu. Eczacılar bu durumu çok protesto etseler de çaresizce bu iş halen devam ediyor. Kısmen herkes buna alıştı. SGK ve genel sağlık sigortasının kurulması ile bu işlem ve ücretler tüm vatandaşlara eşit uygulanmaya başlandı.

İlaçlarda neden fark ücreti çıkıyor?

İlaçlarda kamu kurum iskontosunun uygulanmaya başlaması ile beraber ayrıca ucuz eşdeğer uygulamasına da geçildi. Bir reçetede hekimin yazdığı ilacın daha ucuz bir eşdeğeri var ise ve bu eşdeğer ilacın fiyatı belli bir orandan daha ucuz ise aradaki farkın bir kısmını vatandaş ödemek zorunda ya da dilerse ucuz eşdeğeri almaya razı olarak fark ödemekten kurtulmakta. Devlet bu şekilde çok tasarruf ettiği gibi , fark uygulaması nedeni ile satışı düşen ilaç firmaları da kendi rızaları ile ilaçlarının fiyatlarını çok yüksek oranlarda düşürdüler.  2002 yılında 40 TL olan bir ilacın fiyatı bu gün 5 TL olabiliyor. Bu şekilde binlerce örnek sayılabilir. Norvasc tablet, Zocor tablet fiyatı 10 kattan fazla düşen ilaçlar arasında.

Sonuçta ilaç ve sağlık sektöründe çok büyük değişimler yaşandı. Bu gün geriye doğru bakmayınca mevcut durumdan şikayetçi olanların hafızalarını şöyle bir yoklamaları gerekiyor.

Sahte İlaçlara Dikkat

7 BİN KUTU SAHTE İLAÇ PİYASADA

CAN GÜVENLİĞİNİZ İÇİN İLACINIZI ECZANEDEN ALIN

Geçen ay İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen operasyonda 600 bin TL değerinde 300 bin kutu sahte ilacın ele geçirildiği yönündeki haberler gündemde bir hayli yer almıştı. Bir basın yayın organında yer alan habere göre ise; söz konusu operasyon kapsamında 60 bin kutu ağrı kesicinin 53 bini ele geçirilirken, 7 bin kutusu ise piyasaya sürüldü ve polis, hepsi aynı kodu taşıyan ağrı kesicilerin bulunması için harekete geçti. Sağlık profesyoneli olan biz eczacılar; bu operasyondaki yerler gibi kim tarafından, ne şekilde üretildiği belirsiz olan bu sağlıksız ürünleri almamaları konusunda halkımızı bir kez daha uyarma ihtiyacı hissettik.

BENZİN İSTASYONU , BÜFE BAKKAL VE İNTERNETTEN İLAÇ ALMAYIN

“Merdiven altı üretim” diye adlandırılan ve piyasaya hiçbir kontrol mekanizmasından geçmeden sürülen bu tür ürünlerin, takip edilmesi de bir hayli zordur. Bu tür sağlıksız ürünler, değerinden çok daha ucuz olduğu için çoğu zaman vatandaşımıza cazip gelebiliyor. Üstelik internetten ya da bakkal gibi yerlerden rahatlıkla temin edilebiliyor. Ancak unutulmamalıdır ki; maddi açıdan cazip gelip kullanılan bu tür sahte ilaçlar, geri dönüşü olmayan ciddi sağlık sorunlarına ya da ölüme neden olmakta ve çok canlar yakmaktadır.

Sağlık Bakanlığı kontrolünde yürütülen ve Türkiye genelindeki tüm eczanelerde başarıyla uygulanan İlaç Takip Sistemi (İTS) sayesinde, bir ilacın üretim aşamasından hastaya ulaşıncaya kadar ki tüm aşaması sisteme kaydedilmektedir. Dolayısıyla, eczaneden alınan ilacın sahte olması mümkün değildir. İnsanların en hassas davrandıkları konu olan sağlık alanını, kendilerine rant malzemesi yapmaktan çekinmeyen kişilerce satışa sunulan bu tür ürünlere maruz kalmamak için bıkmadan, usanmadan bir kez daha haykırıyoruz: “İlaçlarınızı doktor tavsiyesi ve eczacıların danışmanlığında mutlaka ve mutlaka eczaneden alınız.” Yine aynı şekilde kozmetik ürünler alırken de mutlak suretle kalite ve markaya özen gösteriniz. İnternetten kozmetik ve makyaj ürünleri satın alırken güvenilir eczane sitelerini tercih ediniz.

kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Menu Title