Eczacılık Mesleğinin Geleceği

Gelecekte Eczacılık (2013)

Eczacılık mesleği de tüm meslek dalları gibi değişime uğradı. Ekonomik zorluklar yanında değişen SGK sistemi, sağlık sektöründeki değişimler, eczacılık mesleğinin geleceği konusunda kaygıları arttırdı. Son değişiklikler ile eczane açmak zorlaştırıldı. Mevcut eczanelerin ve eczacılık mesleğini icra etme hakkına sahip eczacıların yeni yasa  çıktıktan sonra yalnızca bir defaya mahsus, taşınma ya da yeni eczane açma hakları olduğundan onlar da bu durumun mağduru oldu.

Oysa eczaclık mesleği, hem tüm dünyada hem de ülkemizde en güvenilir meslek dalları arasında yer alıyor. Eczacılar halkımızın en çok ve en rahat şekilde danıştığı ve en çok yararlandığı birinci basamak sağlık danışmanlarıdır.

Eczacılık Eğitimi :

 

Eczacılık eğitimi ülkemizde 5 yıl olarak uygulanıyor. 6 yıl eczacılık eğitimi verilen ülkeler de mevcut. Yaklaşık 10 sene öncesine kadar ülkemizde 4 yıl olan eczacılık eğitimi , bu sürenin yetersiz gelmesi ve 4 yılda eğitimin tamamlanamıyor olması nedeni ile 5 yıla çıkartıldı. Şimdilik sadece Marmara Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi eczacılık fakültelerinde olsa da Klinik Eczacılık Bilim Dalları kuruldu. Tüm Eczacılık fakültelerinde klinik eczaclık (Klinik Farmasi) dersleri verilmeye başlandı.

Klinik eczacılık yeni düzen içerisinde eczacılık mesleği için en uygun akış yönü gibi görülüyor. Zira artan hasta müracaatları , ortalama yaşın yükselmesi, kronik hastaların daha uzun yaşıyor olması ve ilaç kullanımının artması ile beraber, doğru ilaç kullanımı, ilaç doz ayarlamaları ve farmasötik bakım ihtiyacının artışı, klinik eczacılığın önemini arttırdı. Klinik eczacılık hasta ve hastalık odaklı eczacılık anlamına geliyor. Klinik eczacılar, hastalıklar ve hastalıkların tedavisi esnasında kullanılması gereken ilaçlar ve uygun dozlar konusunda daha donanımlı bir eğitim alırlar. Özellikle diabet, hipertansiyon, astım, koah, Kardiyovasküler hastalıklar, enfeksiyon hastalıkları konusunda özel eğitim alan klinik eczacılar bir çok modern hastanede , hekimler ile beraber hasta vizitlerine çıkar ve uygun ilaçlar konusunda hekimlere danışmanlık yaparlar.  Ancak bu durum klinik eczacıların sadece hastanelerde çalışabileceği anlamına gelmez. Klinik eczacılık eğitimi almış eczacılar, hastane,, ilaç sektörü, sağlık sektörünün tüm alanlarında çalışabilecekleri gibi, serbest eczacılık ta yapabilirler. Klinik eczacılık eğitimi alan serbest eczacıların hasta sağlığı ve kamu sağlığı üzerine katkıları çok daha büyük olmaktadır.

Serbest eczacılık:  Eczane Eczacılığı

Serbest eczaneler son yıllarda büyük ekonomik sıkıntılar çekmektedir. Bunun en büyük sebebi ilaç fiyatlarındaki %80 lere varan düşüşlere rağmen eczacıların mesleki gelirlerinin arttırılmaması, tam aksine dara düşen ilaç firmalarının eczacılara uyguladıkları bazı indirimleri iptal etmesi nedeni ile gelir düşüşü yaşanmasına dayanıyor. Artan giderler ve iş yüküne rağmen halen %20 kar marjı ile çalışan eczaneler hem ciro hem de karlılık kaybı yaşarken , kira, işletme  ve personel giderlerindeki yükseliş karşısında  ayakta kalmakta zorlanıyorlar.

Kaba taslak bir hesapla geçmişte 100 TL ye satılan bir ilaçtan 20 TL kar elde eden eczane şimdi aynı ilacın fiyatı  20 TL ye düşünce kabaca 4 TL kar elde ediyor. Oysa sarf edilen emek ve yapılan iş halen aynı. Masraflar ise artmaya devam ediyor.

Türkiye’de yaklaşık 5 TL kamu fiyatı ile satılan Norvasc 5 mg 30 tabletin Avusturya’daki fiyatı 37 Euro . Avusturya’da eczacı karı %40 . Yani Türk eczacı Norvasc 5 mdg satınca %20 den 1 TL kazanıyor. Avusturya’daki eczacı ise %40 tan aşağı yukarı 40 TL kazanıyor. Yani Türkiye’de eczacılar 40 kat daha ucuza çalışıyor 🙂

Her ilaç fiyatı düşüşünde eczacıların ellerindeki bedelini ödemiş oldukları ilaçların da fiyatları düştüğünden eczacılar büyük zararlar yaşadılar. Sağlık bakanlığı ve ilaç sektörü eczacıların zararlarını karşılamak konusunda söz vermiş olsalar da, bir kaç ilaç firması dışında bu zararlar ödenmedi.

2005 yılında uygulamaya konulan kamu kurum iskontosu ile her bir ilaç için etiket fiyatı dışında kamu fiyatı belirlendi. İlaçlara da %4 ila %35 arasında hatta bazen %65 lere çıkan oranlarda kamu kurum iskontosu uygulanmaya konuldu. Kamu kurum iskontosu eczacılara fabrika fiyatı üzerinden yansıtılırken, Sosyal güvenlik kurumu tarafından eczacıdan KDV dahil etiket fiyatı üzerinden kesilmeye başlandı. Bu aradaki uygulama farkı eczacıları %15’lere varan KKİ taşıma zararına maruz bıraktı.

Kadameli kar marjı, Referens fiyat uygulaması, Kamu kurum iskontosu, ucuz eşdeğer uygulaması gibi bir çok uygulama dönüp dolaşıp eczacıları zarara soktu.

İlaç dışı ürün satışı ve Dermokozmetik ürünler

İlaç ve reçete satışından yeterli gelir elde edemeyen eczacılar, ilaç dışı sağlık ürünleri ve dermokozmetik güzellik ürünlerine yönelmeye başladı. Bu durum dermokozmetik olmasa da bir çok kozmetik firmasını eczane pazarına yöneltti. Bayilik usulü ile çalışan bu firmalar binlerce eczaneye yüklü satışlar yaptılar. Eczacılar ellerindeki binlerce TL tutarındaki bu güzellik ürünlerini satabilmek için çaba sarf etmek durumunda kalıyorlar. Firmaların bu satış baskısı, çok satan çok kazanır mantığı ile çalışarak düşük miktarlardaki alımlarda karlılığı çok düşük tutmaları eczanelerde adete bir market havasında bir satış atmosferi oluşturdu. Tecrübeli eczacılar bu hataya düşmese de eczanelerde yaşanan bu satış baskısı bir kısım tüketiciyi ürküttü.

Bu gün neredeyse her caddede bir ya da bir kaç eczane farklı markalara ait dermokozmetik ürünleri satıyor. Her ürün her yerde hatta internette de satılmaya başlayınca bu işin de tadı kaçmak üzere.

Fitoterapi ve tıbbi bitkiler :

Fitoterapi ve tıbbi bitkiler eczaclık mesleğinin ilgi ve yetki alanına girmesine rağmen bir çok aktar, hatta pazarlama şirketi , üstelik bir çok yanıltıcı bilgi ile beraber son derece kalitesi ve sağlıksız ürünlerini halka pazarlarken eczacılar asli işlerini yapamaz hale geldiler. Tele marketing yöntemi ile 3000 yıldır kullanılan Panax Ginseng yeni bir mucize gibi tanıtılırken , yıllardır eczanede satılan kaliteli bitkisel ürünler gözden düştü. Çıkartılması gereken yasa ve yönetmelikler zamanında ve olması gerektiği gibi çıkmayınca , eczacılar bir mesleki alanlarını daha haksız yere başkalarına kaptırmış oldular.

Medikal Malzemeler:

Medikal malzemeler doğrudan tedavi ve hasta bakımı ile ilgili ürünler. Dolayısı ile eczanede satılması gereken , en azından her eczanenin satabilmesi gereken ürünler.  Bu ürünler konusunda da yerli yersiz binlerce yerde mantar gibi türeyen medikal satış noktaları da eczacılara bir çok şey kaybettirdi. Oysa medikal ürünleri hangi hastalıkta nasıl kullanılacağını bilen, hastalık konusunda da hastaya danışmanlık yapabilecek yeterlilikte kimselerin satıyor olması gerekir.

Zincir Eczaneler :

Benim bu mesleğe ilk adımlarımı atarak eczacılık fakültesine girdiğim 1987 yılından bu yana kesintisiz duyduğum, zaman zaman ısıtılıp kaynatılan , zaman zaman ise soğutulup rafa kaldırılan bir konudur bu. Zincir eczanelerin açılması. Adeta insanın açılacaksa açılsın diyesi geliyor. Ama benim şahsi fikrim eczanelerin bu günkü düşük ekonomik getirisi zincir eczane açma fikrini tüm yatırımcıların aklından çıkarmaya yetmiştir. Zira ilaçlarda karlılık düşük, oysa sorumluluk ve iş yükü ağır. İlaç dışı eczane ürünlerini satmak için ise eczane açmak zorunlu değil. Dolayısı ile hiç gerek yok :::)

Ancak OTC yasası çıksın diye uğraşanların olduğundan eminim.

OTC yasası :

OTC Over The Counter  yani bizim tabirimiz ile tezgah üstü ilaçlar anlamına geliyor. OTC kapsamına giren ilaçlar reçetesiz satılabilen ilaçlar. Ülkemizde OTC kavramı çok  kısıtlı bir kaç vitamin, basit allerji kremleri vs. gibi ürünler ile kısıtlı olsa da, Avrupa ve  Amerika’da bir çok ağrı kesici, kremler, allerji laçları, mide ilaçları bu kapsama giriyor. OTC kapsamına giren ilaçlar reçetesiz satılabiliyor ve sigorta sisteminin de ödeme kapsamından çıkartılıyor.

Eğer Türkiye’de de böyle kapsamlı bir OTC yönetmeliği-yasası çıkartılırsa hem eczaneler hem de hastalar için büyük zorluklar çıkar diye düşünüyorum.

Eczacılık Mesleğinin geleceği

Sonuç olarak eczacılık mesleğinin  geleceği geçmişteki gibi olmayacak.

İsteyen her eczacı istediği yere eczane açamayacak.  Nüfus kriterine bağlı olarak sadece eczane açığı olan yerlere eczane açılabilecek ,bunun için de bir puan sıralaması getiriliyor.

Eczanelerin iş yüküne göre yardımcı eczacı çalıştırma zorunluğu geliyor. Yeni mezun her eczacı bir süre yardımcı eczacı olarak çalışmak zorunda olacak. Bu sürecin sonunda sıraya girerek, açık olan yerlerde eczane açabilmek için beklenecek.

Not:  Şu anda Türkiye’de eczane açığı olan il merkezi yok ve ilçe merkezlerinin de bir çoğu dolu .

Ecz. Hüseyin Öztürk

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum girmek için cevaplayınız * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Follow Me

Menu Title