Eczacılara Bitki Koruma ürünleri Bayiliği

Bir Türkiye garabeti daha

Eczacılara Bitki koruma ve Zirai ilaç satma yetkisi veren yönetmelik ve ruhsat için sınav utancım :

Eczacıların İlaç dışı ürünleri ve dermokozmetik ürünleri  internet üzerinden satışına yasak getiren Sağlık Bakanlığı ve bu yasağı çıkartmak için epeyce uğraşan Türk Eczacıları Birliği ve Pharmetic üyelerinin üstün başarılarına ithafen:     Garabette zirveyi yakalamış olmanızı tebrik ediyorum .

Torba yasaya eklenen “Eczane eczacıları ve eczaneler adına internet sitesi açılamaz” ibaresi , eczacıların bu gibi işler nedeni ile mesleklerini ihmal etmemeleri gerektiği ve eczacıların asıl işleri olan halk sağlığı ve ilaç konusunda danışmanlık ve sağlıklı ilaç ve ilaç dışı sağlık ürünleri kullanımı konusunda görevlerini eksiksiz yürütmelerini temin  amacı ile konulmuş.  En masum gözüken niyet bu. Oysa bakın aynı kişiler eczacılara ne işler yapmalarını öneriyor. İlaç fiyatlarındaki anormal ve zoraki damping eczacıları ekonomik açıdan zorda bırakınca eczacılara yeni alanlar açmak için akıllarını fazlaca zorlayan kişiler,  bakınız neler düşünmüşler:

Eczaneler bitki koruma ürünleri ve zirai ilaç satabilecekler .

Bunun için Tarım Bakanlığınca açılan sınavı 100 üzerinden 70 barajını aşarak geçmek gerekiyor.

8 Mart 2014 Cumartesi günü Bitki Koruma ürünleri bayilik ve toptancılık sınavına girdim. Sınavdan 70 ve üzeri puan alanlar bayilik ve toptancılık ruhsatı almaya hak kazanacaklar. 

Sınava girme hakkına sahip olanlar, Ziraat Mühendisleri, Ziraat Teknikerleri, Kimya mühendisleri  ve Kimyagerler. Sınav Ankara’da milli eğitim bakanlığı denetiminde gayet ciddi şekilde yapılıyor.

Önceden kaynak bulamadığım için sınava hazırlıksız gitmek zorunda kaldım. Ürünlerin satışı ve toptancılığı için genel hijyen ve sağlık bilgileri, kısmen zehirlenme ile ilgili bilgilerin yeterli olabileceği gibi bir saflıkla sınavın gerçekleşeceği okul önünde beklemeye koyuldum . Etrafımdaki  diğer  kişilerin büyük oranda genç, işsiz ve gerçekten ziraat mühendisi, ya da teknikeri olduğunu gördüm. Sınavın gerçekten zor olduğunu, aylardır hazırlandıklarını söyleyenler vardı. Hatta okuldan mezun olmak bile bu kadar zor değildi diyenler oldu. Son derece detaylı bitki bilimi, ve bitki zararlıları ile ilgili sorular gelebiliyormuş.

Örneğin :

28. Aşağıdakilerden hangisi fumigant değildir?
A) Aluminyum fosfit B) Dichlorvos
C) Methyl Bromid D) Cypermethrin

52. Yaprak kıvırcıklığı (Taphrina deformans (Berk)
Tul) hastalığı aşağıdaki ürünlerin hangisinde
zarar yapar?
A) Elma B) Patates C) Şeftali D) Buğday

55. Sert çekirdekli meyve ağaçlarında fungal
hastalıklara karşı kış mücadelesinde aşağıdaki
ilaçlardan hangisi kullanılır?
A) Kükürtlü preparatlar B) Bordo bulamacı
C) Sistemik fungusitler D) Kalaylı bileşikler

55. Sert çekirdekli meyve ağaçlarında fungal
hastalıklara karşı kış mücadelesinde aşağıdaki
ilaçlardan hangisi kullanılır?
A) Kükürtlü preparatlar B) Bordo bulamacı
C) Sistemik fungusitler D) Kalaylı bileşikler

Bu örnekler elbette çoğaltılabilir.   İşin 3 boyutu var :

1-  Türkiye de 100.000’in üzerinde fakülte mezunu Zıraat Mühendisi kendi alanlarında çalışacak iş bulamıyor. Çoğu işsiz ya da farklı sektörlerde çalışıyor. Her yıl 4.000 yeni ziraat mğhendisi bu işsizler ordusuna katılıyor. Öte yandan 250 bin’e yakın Ziraat Teknikeri ve teknisyeni işsiz ya da mesleki alanları dışında çalışıyor. Her yıl 8.000 civarında yenileri mezun ediliyor.  Kendi mesleki alanlarının kimyager ve eczacılara açılıyor olmalarına öfkeliler . Eczacılar için “Allah gözünüzü doyursun” dediklerine bizzat şahit oldum ve eczacı olduğumu söyleyemedim.

2- Eczacılık mesleği ile uzaktan yakından ilgisi olmayan bu işlere eczacıları bulaştırmanın mantığı ne? Bir eczacı olarak mesleğimi ve mesleğimle ilişkili işleri yürütmek istiyorum elbette. Dermokozmetik, cilt sağlığı ile bağlantılı bir iş. Bu ürünleri internet üzerinden de satıyor olmak mesleğime ne kadar engel olabilir? Eczaneden yüzyüze yapılan satış çok daha fazla vakit alıyor. Oysa internet üzerinden soru soran da alışveriş yapan da her şeyi digital ortamdan ve çok daha pratik hallediyor. Bu işi eczacılar değil de başkalarının internet üzerinden yapması ,serbest ve yasal. Eczacı yapınca ne oluyor? Eczacı mesleğini ihmal etmiş oluyor. Peki ya kımıl zararlısı ile mücadele, ya da koca boynuzlu limon böceğinin larvalarını yok etmek ne ola?

3- Eczaneler hasta insanların, ya da sağlıklarına dikkat eden insanların , anne ve bebeklerin sıkça girdikleri yerler. Tarım ilaçlarının ya da bitki koruma ürünlerinin satışı için uygun yerler değil. İlaç ve medikal ürünler ile bu tip diğer kimyevi maddelerin  bir arada bulunması doğru değil. Bir arada bulunmasın başka bir mekandan satılsın derseniz o zaman da eczacıyı görevi başından kopartmış olursunuz. Bu satışı  eczacı dışında biri de yapabilir , bu eczacının mesleğini yapmasına mani olmaz deseniz, o zaman sınava neden giriliyor? Ya da eczacı internet üzerinden satışı başkalarına yaptıramaz mıydı da mesleğini yapmasına engel olur diye yasaklandı?

Sonuçta hiç bir şekilde bu iki hadiseyi açıklamanın bir  mantıklı yolu yok.

Bu akıllara zarar uygulamaya dikkat çekmek istedim. 

Burada resmen bir mesleki garabet, ya da ben yapamıyorum başkaları da yapmasın düşüncesi hakim.  

Eczacılara da meslekleri ile hiç ilgisi olmayan ve resmen başka bir meslek dalının alanına giren işleri yapmayı önermek büyük bir  hakaret olsa gerek.. “İlaç fiyatları düştü geçinmekte zorlanıyorsunuz , alın zirai ilaç satın” ne demek Allah aşkına?  Simit satarım daha iyi , en azından  gidip o mesleğin okulunu okumuş ve mezun olunca açıkta kalmış bir başka meslek gurubunun alanına tecavüz etmiş olmam. 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum girmek için cevaplayınız * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Follow Me

Menu Title