Aylar: Nisan 2015

Her gün aynı şampuanı kullanmak

Sürekli aynı şampuanı kullanmak doğru mu?

Lazartigue Şampuan

Saç bakımı ömür boyu sürmesi gereken bir bakım. Saç temizliği de bu bakımın en başında yer alıyor. Saç temizliğinde en çok kullanılan temizlik ürünü ise elbette Şampuanlar.  Bir çok farklı amaçla üretilmiş, farklı formüllere sahip şampuan mevcut. Bu şampuanlardan hangisinin size uygun olduğuna karar vermek için dikkat edilecek hususlar var. Ancak bundan daha da önemlisi sürekli aynı şampuanı kullanmak doğru mu? Her gün saç yıkayan biri iseniz her gün ayı şampuanı kullanmak ne kadar doğru? Bu sorulara yanıt vermeye çalışacağız.

Sabun ve şampuanın birbirinden farkı nedir?

Sabunlar yağ asitlerinin sodyum ya da potasyum tuzlarıdır. Yani bir yağ asidini Sodyum Hidroksit ile işleme tabi tutarsanız bildiğiniz klasik beyaz sabun, Potasyum Hidroksit ile işleme tabi tutarsanız arap sabunu dediğimiz sabun çeşidini elde edersiniz. Klasik sabunların temizleme gücü yüksek olsa da , özellikle cilt ve saç derisi için fazlaca aşındırıcı niteliklere sahip olabilirler. Bunun bir kaç sebebi vardır.  Birincisi sabun saç derisi için gerekli olan doğal yağ salgısı ve mineralleri alıp götürmesidir. Diğer bir etken ise cildin ph yani asitlik derecesi 5,5 olmasına rağmen klasik sabunların  daha yüksek ph seviyesine sahip olması sebebi ile  cildin doğal asit mantosunu , koruyucu bariyerini yıpratmasıdır. Bir başka olumsuzluk ise sabunların sudaki kalsiyum gibi  maddelerle  etkileşime girerek, saç ve deride sertliğe sebep olması, gözenekleri tıkamasıdır.  Bu sebeple sabun kullanan kimselerin yüz ve sırtlarında daha fazla akne oluşması riski söz konusudur. Bu nedenle saç bakımı açısından en mantıklısı şampuan ve özellikle dermokozmetik şampuan kullanmaktır.

Hangi Saça hangi şampuan?

Elbette her bir şampuan için hangi tipte saç için uygun olduğu zaten belirtiliyor. Burada dikkat edilmesi gereken şey asıl şu: Saçımız sürekli aynı özellikleri taşıyor mu?  Bazen saçımız daha kirli olur bazen ise sadece terlemişizdir. BAzen saçımızı çok yağlı hissederiz , bazen ise saç diplerimiz hassaslaşmıştır. Nasıl olur da sadece bir şampuan bu kadar farklı durumlara yanıt verebilir? Elbette bu imkansız.  O yüzden saçlarına özen gösteren herkesin saçlarını farklı hissettiği günler için özel bir kaç çeşit şampuanı bir arada bulundurması ve o anki durumuna uygun şampuanı  kullanmasını öneriyoruz.

Dökülme önleyici şampuanlar etkili mi?

Devamını okumak için TIKLAYINIZ

Aids Nasıl bulaşır

Aids Nasıl Bulaşır?

En kısa açıklama ile Aids’e yol açan HIV virüsü cinsel temas yolu, ya da kan yolu ile bulaşır. Bunun dışında diğer bir bulaşma yolu, doğum esnasında anneden bebeğe bulaşma ve emzirme yolu ile anne sütünden bebeğ bulaşma şeklindedir.  Kan nakli, cinsel ilişki, hastalık taşıyan bir başka kişinin kullandığı şırınga, ya da diğer kan ile temas eden aletleri kullanmak ta bulaşma riski taşır. Diş doktorlarının, acil servislerin, ameliyathanelerin, acil hizmeti veren görevlilerin ve ambulans çalışanlarının, hemşire, doktor ve diğer sağlık personelinin bu açıdan çok dikkatli olması gereklidir. Virüs ile temas eden kişide virrüs varlığı ancak 3-4 ay kadar sonra kesin olarak tespit edilebilir.  Fakat taşıyıcı kişi bu dönemde de hastalığı başkalarına bulaştırabilir. O yüzden şüphe taşıyan kişilerin korunmasız cinsel ilişkiden kaçınması ve asla kan ya da organ bağışında bulunmamaları gerekir.

AIDS Nedir?

Aslında Aids hastalığı HIV virüsü taşıyan kişilerde, virisün aktif hale geçmesi ve virüsün etkileri sonucu bağışıklık sisteminin çökmesi ile oluşan bir durumdur. Akut İmmün Yetmezlik sendromu olarak  tercüme edilebilir. Hastayı ölüme götüren şey, Virüsün kendisi değil, bağışıklık sisteminin çökmesi sonucu etkinlik kazanan fırsatçı enfeksiyonlardır.

HIV Virüsü kaç çeşit?

Aidse-yol-açan-hiv-virüsü

 

HIV virüsünün 2 tipi vardır.
HIV-1 dünyada en yaygın görülen AIDS hastalığına yol açan etkeni virüsüdür. HIV-2 ise nadir görülür, AIDS, bulaştığı vücutta, vücudu hastalıklara karşı koruyan bağışıklık sistemini zayıflatır ve hatta yok eder. Mikroplara karşı bağışıklığı yani direnci azalan vücutta, HIV’in yanında, çeşitli fırsatçı enfeksiyonlarda hastalıklara neden olurlar. Zatürree, cilt kanseri, bunama bunlardan bazılarıdır. Bazı kimseler yıllarca bu virüsü taşımalarına rağmen Aids safhasına geçmeyebilir ve sadece taşıyıcı olabilirler. Bu kişilere Aids hastası demek yerine HIV Pozitif ya da HIV + demek daha doğru olur.

•HIV virüsü, kan yoluyla, HIV/AIDS’li kişinin kan, kan ürünleri, doku veya organlarının nakliyle,
•Cinsel ilişki ile,
•Hamileliğinde HIV taşıdığının farkında olmayan anneden, çocuğuna bulaşır. En fazla bulaşma yolu da anne sütü ya da doğum esnasında kan temasıdır.

HİV virüsü taşıyan partnerle cinsel ilişki kuran kişi başka cinsel hastalık taşıyorsa (Bel soğukluğu, frengi, hepatit vs.) doku hasarı nedeniyle bulaşma riski katlanarak artar. Ayrıca partnerin yaşı, hastalığın evresi, ilişkinin şekli ile risk değişir. Kadınlarda menstrüal kanama zamanındaki ilişkide risk yüksektir. Ne kadar farklı kişi ile cinsel ilişki kurulursa HİV kapma olasılığı o denli artar. Anal ilişkiler de bulaşma riski açısından daha tehlikelidir.

HIV Virüsü CİNSEL TEMAS iLE NASIL YAYILIR ?
KADINLAR BU YOLLA ENFEKTE OLMAYA ERKEKLERDEN DAHA MI YATKINDIRLAR ?

HIV virüsü vücutta çoğalmaya başladıktan sonra bir çok vücut sıvısında görülür. Tükrük salgısı dahil olmak üzere, cinsel salgılar, sperm sıvısı ve kadın cinsel organında da virüse rastlanır. Korunmasız yapılan tek bir cinsel temasda bulaşma riski tam bilinmemekle birlikte, HIV’in erkekten kadına ve kadından erkeğe geçtiği kesin olarak bilinmektedir. Erkekten kadına geçiş mekanizması, kadından erkeğe geçiş mekanizmasına göre daha net olarak bilinmektedir. İnfekte erkeğin menisinin HIV içerdiği, bunun da büyük olasılıkla zaten meninin içinde bulunan lenfositlerin infekte hale gelmesi şeklinde olduğu düşünülmektedir. Vajinanın içine giren HIV’in viral çoğalmayı başlatabilmesi için kan dolaşımına girmesi gerekmektedir. Vajina dokusundaki  ufak çatlakların ve kılcal damaların virüsün kan dolaşımına girmesindeki esas yol olduğu tahmin edilmektedir. Bazı çalışmalar göstermektedir ki; kadınlar tek bir cinsel temas sonrası infekte olmaya yönelik olarak erkeklerden daha risk taşırlar. Bu fark, vajina mukozasındaki potansiyel virüs giriş yerlerinin, penis yüzeyinde bulunan virüs giriş yerlerine oranla çok daha fazla olması ve dolayısı ile vajinanın penise göre daha büyük miktarda bulaştırıcısıvıya maruz kalması ile açıklanmaktadır.  Devamını OKU

Bebeklerde idrar yolu enfeksiyonları ve banyo

Çocuğunuzu Yıkadığınız Sabun Ve Banyo Köpükleri Göz ve idrar Yolları Enfeksiyonuna Neden Olabilir

bebek-sabunu-banyosu
İdrar yolları enfeksiyonları çocukluk çağında, üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra en sık görülen sağlık problemidir. Her iki cinste ve her yaş grubu çocukta sıklıkla rastlanabilen bu şikayetler, zamanında belirlenip gerekli tedavi yapılmadığı takdirde; böbrek yetmezliğinden hipertansiyona, kansızlıktan büyüme geriliğine kadar pek çok kalıcı hasara neden olabilir. Çocuklarda genital bölgenin sabunla değil su ile yıkanması, ergenlik öncesi köpüklü sabunlar kullanılmaması gibi tuvalet ve banyo ile ilgili olarak alınacak birkaç tedbir ile bu rahatsızlıkların önüne geçilebilmektedir. Memorial Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Op. Dr. Erdal Alkan “Çocuklarda görülen idrar yolu enfeksiyonları” hakkında bilgi verdi. Son kullanma tarihi geçmiş, kapağı açık unutulmuş, banyo sırasında içerisine kirli su kaçmış şampuanların ve sabunların da göz ve kulak iltihabına yol açma riski olduğunu asla akıldan çıkarmayın.

İdrar Yolu Enfeksiyonu Nedir?

Üriner sistem enfeksiyonu böbrekler ve mesanenin iltihabıdır. Mesanenin iltihabına “sistit”, böbreklerin iltihabına ise “pyelonefrit” denir. Pyelonefrit sistitten daha az görülmesine rağmen daha fazla zarar vericidir. Sıklıkla üretra (idrarın dışarı atıldığı kanal) dışındaki ciltten bakterilerin mesaneye ulaşması ile oluşur. İdrar yolu iltihabını tedavi etmek, böbrekleri korumak açısından önemlidir.

Üriner Sistem Enfeksiyonlarının Sıklığı Nedir?

Üriner sistem enfeksiyonları 5 yaşından küçük ateşli çocukların yüzde2’sinde saptanır, 1 yaşından küçük ateşli çocuklarda, kızların yüzde 8’inde, erkeklerin yüzde3’ünde ateşin nedeni üriner sistem enfeksiyonlarıdır.

Üriner Sistem Enfeksiyonlarının Nedenleri Nelerdir?

İdrar yolu iltihaplarının etkeni bakterilerdir. Bakteri mesaneye, idrarın dışarı atıldığı kanaldan girer. Genelde üretra girişini tahriş eden etkenler (bilinen tahriş edici maddeler, banyo köpükleri ve şampuanlardır), bakterilerin buradan içeri girmesini de kolaylaştırır.
Bazı risk faktörleri çocuklarda üriner sistem enfeksiyonuna zemin hazırlar. İdrarın mesaneden üreterler boyunca böbreğe doğru anormal geri kaçışı, üriner sistem tıkanıklıkları, çeşitli anatomik ve fonksiyonel bozukluklar ile enfeksiyona yatkınlık görülebilir. Yabancı cisimler, mesaneye, üreterlere yerleştirilen kateterler, kabızlık, banyo köpükleri ve sünnetsiz erkek çocuklarda fimozis (sünnet derisinin geriye kıvrılmaması) mesanenin bakteri ile temasına neden olur. Okul çocuklarında sık görülen idrarı eve saklama eylemi de idrar yolu enfeksiyonlarının nedenlerindendir. Çocukların sosyal tuvaletlerde uyulması gereken hijyen kuralları konusunda ve idrarlarını uzun süre tutmalarının sağlıkları için sorun oluşturabileceği konusunda eğitilmeleri gerekir.

Devamı için TIKLAYINIZ

Menu Title