Aylar: Eylül 2014

Eczanede ilaca ödenen para artıyor

İlaç katkı paylarında vatandaşın cebinden çıkan para artıyor.

SGK

SGK

İlaç bedellerinin  SGK tarafından ödenmesi ile ilgili yapılan yeni düzenleme, 2 konuyu ön plana çıkarıyor. Birincisi ve en önemlisi hastaların artık ilaca daha fazla para ödeyecekleri, diğeri ise kronik hastalıklarda reçete yazım süresinin kısalması. Yani hastalar eskiden 3 aylık ilacı  bir reçetede alabiliyorken, artık  bu süre kısalıyor.
Son bir haftadır ilaç fiyatları ve kullanımı konusunda önemli değişiklikler yaşandı. Bu yenilikler geçtiğimiz günlerde Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan değişiklikle gündeme geldi. Milliyet’ten Cem kılıç, ilaçtaki değişikliklerle ilgili merak edilen konuları haberine taşıdı.

İLAÇTA TABAN FİYAT NASIL ETKİLER?

SGK’nın yeni düzenlemesiyle bazı eşdeğer ilaç gruplarında hastalarca ilaca ödenen rakamlarda artış olacak. Bu artışın temel sebebi, SGK’nın halen uygulamakta olduğu bant fiyat uygulamasının yanında bundan böyle taban fiyat uygulamasının da devreye girecek olması. SGK, bant fiyat uygulamasında, eşdeğer yani aynı etken maddelere sahip gruptaki ilaçlardan en ucuzunun üzerine yüzde 10 katkı yapmakta idi. Şimdi bazı ilaç gruplarında bundan vazgeçecek ve taban fiyat uygulayacak, yani yüzde 10 katkıyı bu ilaç gruplarında yapmayacak. Diğer yandan bant uygulaması ilaç gruplarının büyük bir bölümünde halen daha devam ediyor ve SGK yüzde 10 katkıyı bu ilaçlarda yapıyor. Katkı yapmadığı ilaç grupları şimdilik sınırlı olacak ve sadece bu ilaç fiyatlarında artış yaşanacak. Ancak SGK’nın yaptığı yüzde 10’luk katkının zamanla tüm eşdeğer ilaçlardan kaldırılması da planlanmakta. Bu şekilde toplam ilaç harcamalarında hastaların eczane ziyaretlerinde ödedikleri toplam ücret tekrar artmış olacak.

Genel Sağlık Sigortası (GSS) Genel Müdürü İsmet Köksal yaptığı açıklamada eşdeğer ilaçların birbiriyle aynı olduğuna vurgu yapıp, dünya örneklerinde de eşdeğer ilaçlara aynı rakamın ödendiğine işaret ediyor. Köksal, uygulamadaki amacın tasarruf yapmak olmadığının altını çizerek, “Artık aynı etken maddeli ilaca aynı parayı ödüyoruz, ‘Bu ikisi aynıdır’ diyoruz. Bunu da diyen biz değil, otorite olarak Sağlık Bakanlığı’dır” diyor.

Aslında bu görüşe katılmamak imkânsız. İlaç harcamalarının çok hızla yükseldiği bir ülkede, gelecekte de ilaç harcamalarını karşılayabilmenin tek yolu akılcı ilaç uygulamalarından geçiyor. Fakat diğer yandan piyasada bulunmayan, ithal edilmeyen, ulaşılması imkansız eşdeğer ilaçların fiyatlarının baz alındığı durumlar da yaşanmıyor değil. Bu durumda bazı ilaçlarda anormal fiyat farkı çıkarken , hastaların fiyat farkı ödememek için alabileceği daha ucuz eşdeğer bulmak imkansız.

Eczane

Eczane

İLACA 15 MİLYAR TL HARCAMA
2014 yılında SGK’nın ilaç harcamalarının 15 milyar TL’nin üzerine çıkacağı ifade ediliyor. Türkiye’de ilaç harcamaları sürekli artış gösteriyor olmakla beraber, ilaçta bilinçli kullanımın olmadığı da görülüyor. Bir araştırmaya göre, evlerde bulunan ilaçların yüzde 32’lik kısmı kullanılmamış, ayrıca antbiyotik kullanımında yapılan yanlışlar, özelikle ilaçların zamanından önce kullanımına son verilmesi de hastalıklarla mücadelede zayıf kalınmasına neden oluyor.

İLAÇ ENDÜSTRİSİ NE DİYOR?

İlaç Endüstrisi İşverenleri Sendikası (İES), SGK’nın yaptığı son değişikliklerin haberleri olmadan yapılmasının doğru olmadığını savunuyor. Endüstriye göre,
– Uygulama kapsamına alınan gruplardaki ürünler için hızla yeni bir fiyat erozyonu yaşanabilecek ve bu ürünlerin pazarları emtialaşabilir.
– Üreticiler pazarı ele geçirmek adına irrasyonel ve yanlış fiyatlamalara gidebilir.
– Hızla emtialaşan bir pazarda ürün kalitesi ve çeşitliliği hızla gerileyebilir.
– Buna bağlı olarak gelecekte arz sıkıntıları ortaya çıkabilir.
– Tasarruf amacıyla yapılan bu uygulama sonunda pazardan yok olan emtialaşmış/değersiz ürünlerin yerini çok daha yüksek fiyatlı ürünler alabilir.

Sonuç olarak, SGK’nın son düzenlemesi sınırlı bir ilaç grubunda katkı payı artışı yaratabilir. Ancak, bu artış tamamen hastanın tercihleri ile ilgili. Aynı etken maddelere sahip, aynı tedavi sonuçları yaratan ilaçlar için farklı fiyatlar çıkması piyasa koşuları için normal kabul edilse de ülkedeki en büyük ilaç alıcısı olan SGK için, aynı sonucu doğuran iki ilaçtan birine daha fazla para ödüyor olmak anlamlı gelmiyor. Vatandaşın cebinden çıkan 1 TL fazla para, aynı zamanda devletin de kaybı olabiliyor. İlaç piyasası ve eczane gelirlerindeki düşüş eczacılık mesleğinin geleceği hakkındaki kaygılar, eczacıları cilt bakımı ve makyaj alanına yönelmeye sevk ediyor. Bu durumda da eczacıların asıl görevlerinden uzaklaşması sağlık hizmetlerinin kalitesini düşürüyor.

EŞDEĞER İLAÇ NE DEMEK?

İlaçlar referans ilaç (orijinal) ve eşdeğer ilaç (jenerik) olmak üzere ikiye ayrılır. Eşdeğer ilaçlar, referans ilaçlarla aynı özelliklere sahip olduğu, dolayısıyla, hasta üzerinde aynı tedaviyi sağladığı bilimsel çalışmalarla kanıtlanan ve referans ilaçların koruma süreleri bittikten sonra satışa sunulan ürünlerdir. Bir eşdeğer ilaç, referansıyla aynı etkinlik, kalite ve güvenilirliktedir. Referans ilaç, inovatör firma tarafından geliştirilerek patent koruması altında pazara verilen ilk üründür. Koruma süreleri bittikten sonra bu ürünler referans alınarak eşdeğer ilaçlar üretilir. Eşdeğer ilaç ile orijinal ilaç arasında tedaviye etki bakımından hiçbir fark yoktur.

KRONİK HASTAYA 3 AYDA BİR REÇETE

Kronik hastalığı olanların ilaç kullanımlarında önemli bir değişiklik yapıldı. Buna göre, SGK, 1 yılda 2 kere reçete yazılması yerine bu sayıyı 4’e çıkardı. 6 ay yerine 3 ayda bir reçete yazılacak olması, özellikle evinden çıkamayacak derecede hasta olanların yakınları tarafından eleştirilmekte. Ancak yetkililer, aile hekimliği uzmanlarının da bu ilaçları yazabileceğini, hatta hastanın ayağına giderek reçete yazabileceklerini, dolayısıyla doktora erişimin bu kadar kolaylaştığı bir ortamda sorun olmayacağı görüşündeler. Açıkçası, suiistimallerin ortadan kaldırılması bakımından 3’er aylık reçete yazımı akla daha yatkın görünüyor.

İLAÇTA KATKI PAYI 2 KATINA ÇIKIYOR MU?

Bu sorunun cevabını bir örnekle açıklayalım: Diyelim ki, aynı etken maddeyi aynı dozda içeren 3 tansiyon düşürücü ilaç var (A, B ve C ilaçları). Bu ilaçlara eşdeğer ilaçlar deniyor. Yani isim ve marka dışında hiçbir farkları yok. Aynı tedaviyi sağlıyorlar. Bu ilaçlar sırası ile 10 TL, 12 TL ve 15 TL olsun. (A=10TL, B=12TL ve C=15TL). Dolayısıyla bu gruptaki en ucuz ilaç bedeli 10 TL. Şimdi bu ilaçlar için hastaların ödeyeceği fark ücretleri yapılan değişikliğe kadar şu şekilde hesaplanıyordu: SGK, 10 TL’lik bu en ucuz A ilacının yüzde 10 fazlasına kadar ödüyordu. Yani 10 TL+yüzde 10= 11 TL ödüyordu. Eğer hastanın reçetesinde A ilacı yazılı ise hasta eczanede fark ödemiyordu, B ilacı yazılı ise hasta 12TL-11 TL= 1TL fark ödüyordu, C ilacı yazılı ise 15TL-11TL= 4TL fark ödüyordu. Ya da fark ödememek için 10 TL’lik A ilacını tercih edebiliyordu. İşte buna bant aralığı uygulaması deniyordu. Bu uygulama bazı ilaçlar için önümüzdeki günlerde devam edecek.

1 EKİM’DE GEÇERLİ
Yeni sistemde ise (1 Ekim 2014 itibariyle), bant aralığı uygulamasının yanı sıra bir de taban fiyat uygulaması hayata geçecek. Taban fiyat uygulamasıyla devlet örnekte yer alan gruptaki 10 TL’lik en ucuz A ilacının bedeli kadar ödeyecek, daha fazlasını ödemeyecek. Yani eğer hastanın reçetesinde B ilacı yazılı ise hasta 12 TL10 TL= 2 TL fark ödeyecek. 15 TL’lik ilaç yazılı ise 15 TL10 TL= 5 TL fark ödeyecek. Ya da yine fark ödememek için 10 TL’lik A ilacını tercih edebilecek.

Yukarıdaki örnekten devam edecek olursak; eğer hastaya B ilacı reçete edildiyse ve hasta bu ilacı almak istiyorsa, eskiden 1 TL fark ödüyordu, artık 2 TL ödeyecek, yani evet fark 2 katına çıkacak. Ancak, hastaya C ilacı reçete edildiyse ve hasta bu ilacı almak istiyorsa, eskiden 4 TL fark ödüyordu, artık 5 TL ödeyecek, yani fark 2 katına çıkmayacak, 1 TL artış olacak. Diğer yandan, hastaya B ya da C reçete edildiyse ve hasta A ilacını almayı kabul ediyorsa, eskiden olduğu gibi şimdi de fark ödemeyecek.

Hemen ifade edelim; SGK bürokratlarının yapmış oldukları hesaba göre, yeni uygulama hiçbir zaman iki kat fark ücretine neden olmayacak, en fazla 0.75’lik bir artış sınırlı bir ilaç grubunda yaşanacak.

Cilt lekelerinden kurtulun

Cilt lekeleri- Güneş lekeleri

Cilt Lekeleri

Cilt Lekeleri – Hiperpigmentasyon

Yaz boyunca yoğun güneş ışığına maruz kaldınız. Eğer cildiniz hassas ve lekelenmeye eğilimliyse, siz de düzenli güneş kremi kullanmayı ihmal ettiyseniz cildinizde lekeler oluşmuş olabilir. Güneş ışığı gibi cilt üzerinde lekelere sebep olan yapay ışıklar da mevcut.

Ciltleri lekelenmeye en müsait olanlar hamileler ya da hormon içeren ilaç kullananlar. Örneğin doğum kontrol ilaçları ya da adet düzenleyiciler. Öte yandan normal yaşamınızı güneşten uzak kapalı alanlarda geçiriyorsanız, arada bir güneşe çıkıp doğrudan güneş ışığına uzun süreli maruz kalıyorsanız o zaman sizin cildiniz de güneşe hazırlıksız yakalanan şanssız ciltlerden olacak.

Aslında yaratılış gereği hepimiz güneşe karşı doğal bir koruma kalkanına sahibiz.  Ancak bu koruyucu kalkan güneş ışığı ile temas ettikçe etkin hale geliyor.  Normal bir mevsimsel döngü içerisinde kıştan çıkarken her geçen gün biraz daha yoğun güneş ışığı ile temas ederek bu doğal koruyucu kalkanın yeterince rahat oluşması önemli. Ancak günümğz insanı gündüzü kapalı ortamlarda çalışarak geçiriyor, hatta eğlenceler dahi kapalı ortamlarda yapılıyor. Derken aniden bir gün güneşe maruz kalırsanız, o zaman hazırlıksız cilt ister istemez lekeleniyor.

Cilt lekeleri nasıl tedavi edilir.

Güneşten korunmak için en az spf 50 kremler kullanmanız lekelerin derinleşmemesi için önemli. Bunun yanında hiperpigmentasyonu önlemek için kullanılan bir çok krem ve serumlar mevcut.

Bu ürünlerden bir kısmı melanin sentezini engellerken, bir kısmı ise renk açıcı özelliklere sahiptir. Aynı zamanda cilt yüzeyini yenileyici soyucu maddeler ve antioksidan maddeler içerirler.  C vitamini leke tedavisinde oldukça sık kullanılan ve dermokozmetik cilt bakımı ürünlerinde çok sık kullanılan bir antioksidan maddedir.

Eczane kaynaklı dermokozmetik ürünlerde glikolik asit, glikolaktik asit, Ascorbik asit gibi etken maddelere sık sık rastlarsınız.

Şunu asla unutmayın, lekeye yatkın ciltler için iyi bir güneşten koruyucu ürün kullanmak şarttır. Leke giderici tedavi için en uygun zaman ise eylül sonu gibi başlamaktır.

Devamını Okumak İçin TIKLAYINIZ

Eczacı aranıyor

Eczanede çalışmak üzere eczacılar aranıyor !

Eczacılık

Eczacılık

Eczacı çalıştırma zorunluluğu

Türk Eczacıları Birliğinin talebi üzerine harekete geçen Sağlık Bakanlığı Eczacılık Fakültelerinden mezun olan ancak eczane açmak istemeyen ya da açamayan eczacıları istihdam etmek üzere, yüksek ciro yapan eczanelerde her 2 milyon TL’lik ciro için fazladan bir eczacı çalıştırma zorunluluğu getirdi.  Yani yıllık cirosu 2 milyon TL den düşük olan eczanelerde eczacılık hizmetleri  eczane sahibi olan eczacı tarafından yürütülürken, 2 milyonu geçen eczaneler ilave 1 eczacı , 4 milyonu  geçen eczanelere ilave 2 eczacı daha çalıştırmak zorunda olacak. Bu hesapla hazırlanan listede, Ankara’da bir tıp fakültesi karşısındaki eczanenin 12 ilave eczacı çalıştırma zorunluluğu ortaya çıkmış. Yine 7-8 hatta 10 eczacı çalıştırma zorunluluğu gelen eczaneler var.  12 eczacı çalıştıracak olan eczanedeki bankonun genişliği 6 metre. Yani metreye 2 eczacı düşen bir eczane düşünün .  Eczanenin sahibi de kendisine ayrı bir yer bulur artık.  Öte yandan eczanede yer kalmadığı için para bozdurmaya, çay söylemeye de en kıdemsiz eczacı gider gelir. Şaka bir yana yüksek cirolu eczanelerin çok yüksek kar oranları ile çalışmadığını her eczacı biliyor. Kademeli kar marjı denilen fiyatlandırma yöntemi uygulanmaya başladıktan sonra,  dördüncü, beşinci kademe ilaçlarda eczacıların karı  çoğu yerde işletme giderlerini karşılayacak rakamların dahi altına düşüyor. Bürüt %7’lere kadar düşen bir karlılık söz konusu.  Bir kısım eczane ise yüksek cirolara ilaç ya da reçete karşılığında değil, parfüm, dermokozmetik ve ıtriyat satışı ile ulaşmakta.  Yani doğrudan bir eczacı tarafından yürütülmesi zorunlu olmayan satışlar sonucu oluşan ciro, eczaneye eczacı çalıştırma zorunluluğu olarak geri dönüyor.

Eczane Eczacısı ne iş yapar?

Eczane eczacılarına devlet tarafından yüklenen görev reçete karşılığı ilaç karşılama görevidir. Bunun dışında eczanede eczacı olmayı gerektiren bir görev yoktur.  İlaçların reçetesiz satışı zaten yasal olarak mümkün değildir. Reçetesiz satılan ürünlerin satışı için ise eczacı olma zorunluluğu yoktur.  Gerçi son zamanlarda bazı medikal malzemeleri ve takviye edici gıdaları satabilmek için gerekli şartlarla ilgili bir yönetmelik hazırlanmış ve resmi gazetede yayınlanmıştı. Buna göre tıbbi cihaz sayılan bazı medikal malzeme ve destek ürünlerinin satışını yapabilecek kimseler arasına eczacılar da alınmıştı. Ancak aynı kategoride tıbbi sekreterler de var. Dolayısı ile çalıştırılması gereken eczacı sayısı hesaplanırken, eczanenin toplam cirosuna değil, ilaç satışına bakılması gerekir. Kaldı ki ilacın pahalı olması o ilacın satışı ile ilgili daha fazla eczacılık mesaisi ya da daha fazla mesleki bilgi gerektirdiği düşünülemez. Yani asıl göz önünde bulundurulması gereken şey eczacının ortalama olarak hizmet verdiği hasta sayısıdır. Her ne kadar Sosyal güvenlik kurumu bunu bir hizmet olarak görüp  karşılığında doğru düzgün bir ödeme yapmıyor olsa da eczacıların asıl yaptığı, sağlık danışmanlığı ve ilaç kullanım yönetimidir. Buna eczacılık biliminde farmasötik bakım denmektedir. Hastanın ilaçlarını doğru  olarak kullanması, ilaç yan etkilerinden ve ilaç etkileşimlerinden korunması, hastalığının seyri ile bağlantılı şekilde doğru bir ilaç kullanım yönetimi uygulanması konusunda eczacılar önemli görevler alırlar. Bu gün için SGK eczacılara bu hizmet karşılığında 25 kuruş gibi bir bedel ödemektedir.  Bir eczacının eczacı teknisyenleri ile beraber bir  günde ortalama 150 reçeteyi bu hizmetleri aksatmadan vermesi mümkündür. Bu sayının üzerine çıkıldığında ya hizmet aksar ya da sadece ilaç satışına dönüşür, bilgilendirme ve danışma hizmeti verilemez hale gelir.  Kaldı ki ülkemizde bir dahiliye uzmanı hekim de günde 130 hasta bakmakta.  Elbette bu sayı düşürülmeli ve hizmet kalitesi arttırılmalıdır.

Kozmetik satan eczane neden daha çok eczacı çalıştırsın?

Devamını okumak için TIKLAYINIZ

Menu Title