Aylar: Ağustos 2013

Baş Dönmesi – Vertigo

Vertigo : Baş Dönmesi

Baş dönmesi yani tıbbi adı ile vertigo  bir çok farklı sebebe bağlı olabilir.  Kişinin dengesini koruyamaması, denge kurmaya çalışmasına rağmen başarılı olamaması, gözlerinin sürekli kayması vertigo esnasında yaşanan istenmeyen şeylerdir. Bunun yanında bulantı , kusma, panik ve ölüm korkusu yaşanabilir.

Bilindiği üzere, vücudumuzun dengesini sağlamakta kullanılan ve iç kulakta bulunan organımızın adı Cochlea’dır.  Vertigo vakalarının çoğu bu organımızla bağlantılı olur. Ama bunun dışında da bir çok farklı sebebe bağlı olabilir.

Cochlea - Denge Organı

Cochlea – Denge Organı

Bu yazımızda bazı ilaçların yan etkisi ile ortaya çıkan baş dönmesinden bahsedeceğiz.

Grip ilaçları baş dönmesi yapar mı?

Denge organımız  iç kulakta bulunan ve içerisindeki sıvı sayesinde adeta bir su terazisi gibi çalışarak vücudumuzun yer çekimine karşı eğimini ölçen ve bunu  beynimizdeki denge merkezine ileten bir organdır. Grip rahatsızlığı  kulak için basıncı değiştireceği için kendi başına dahi denge organını etkiler.   Bunun yanında grip için kullanılan grip ilaçları da hem kulak içi basıncı değiştirerek, hem de anti-kolinerjik (salgıları azaltıcı) ve dekonjenstan (akıntıyı azaltıcı ) etkileri nedeni  ile Cochlea içindeki sıvı miktarını , kıvamını ve sıvı basıncını değiştirebilirler. Bu durumda denge organımız işlevini tam olarak yapamayabilir.  Çoğu zaman grip ilaçlarına bağlı gelişen vertigo-baş dönmesi gözden kaçar. Baş dönmesinin altında başka sebepler aranır.  Özellikle Pseudoefedrin , Pseudoephedrine içeren , Fenilefrin içeren grip ilaçları bu konuda en çok yan etkiye sebep olan ve vertigo- baş dönmesine yol açan ilaçlardır.

Bazı kimseler grip ilaçları kullanıldığında oluşan baş dönmesine daha yatkın olurlar. Bu kulak yapısı , kokleanın yapısına bağlı kişisel farklılıklardan ya da başka rahatsızlıkların katkıları ile meydana geliyor olabilir.

Bu gibi durumlarda baş dönmesi sabit dururken azalır ya da kaybolur. Hareket ettikçe başlar. Ani sağa sola dönmek ya da ayağa kalkmak uzun süreli baş dönmesine sebep olur. Bunun sebebi Cochlea içindeki sıvının normalde olması gerektiğinden farklı şekilde-sürede ve hızda hareket ediyor olmasıdır.

Basit sayılan ilaçların dahi önemli yan etkileri olabileceğini unutmayınız. Bu nedenle doktor tarafından önerilmedikçe ve bir eczacıya danışmadan ilaç kullanmayınız.

Baş dönmesi yani Vertigo probleminiz varsa, ve ilaç kullanıyorsanız ya da kullanmayı henüz bıraktığınız ilaçlarınız varsa bunu mutlaka doktorunuza bildiriniz.

Doktor muayenesi öncesinde kullandığınız ilaçları liste yapınız, varsa eski reçetelerinizi mutlaka yanınızda götürünüz.

 

Eczacılık Mesleğinin Geleceği

Gelecekte Eczacılık (2013)

Eczacılık mesleği de tüm meslek dalları gibi değişime uğradı. Ekonomik zorluklar yanında değişen SGK sistemi, sağlık sektöründeki değişimler, eczacılık mesleğinin geleceği konusunda kaygıları arttırdı. Son değişiklikler ile eczane açmak zorlaştırıldı. Mevcut eczanelerin ve eczacılık mesleğini icra etme hakkına sahip eczacıların yeni yasa  çıktıktan sonra yalnızca bir defaya mahsus, taşınma ya da yeni eczane açma hakları olduğundan onlar da bu durumun mağduru oldu.

Oysa eczaclık mesleği, hem tüm dünyada hem de ülkemizde en güvenilir meslek dalları arasında yer alıyor. Eczacılar halkımızın en çok ve en rahat şekilde danıştığı ve en çok yararlandığı birinci basamak sağlık danışmanlarıdır.

Eczacılık Eğitimi :

 
Devamını Okuyun!

Eczane Teknisyenliği

Eczane Teknisyenliği Mesleği

Eczacı Teknisyenliği

Eczane Teknisyenliği

Eczaneler çok uzun yıllardan bu yana , her aile için en güvenilir sağlık kuruluşları arasında yer alıyor. Hemen hemen toplumun her ferdi, neredeyse her hafta eczanelerden bir ihtiyacını gideriyor ya da bir konuda eczacı ve eczane çalışanlarına danışıyor. Eczacıların  çıraklıktan yetiştirdiği eczane kalfalarının yerini artık eğitimli, mesleğinde sertifika sahibi ve sürekli meslek içi eğitimlerle bilgilerini güncelleyen eczane teknisyenleri alıyor. Eczacı teknisyeni ilk önceleri eczacılar tarafından hızlandırılmış kurslar ile sertifika sahibi olmuşlardı. Şimdilerde ise Eczane Hizmetleri Meslek Yüksek okulları 2 yıllık eğitim ile Eczane Teknisyenliği diploması veriyor.

Eczanelerde , ecza depolarından gelen ilaçların tasnifi ve uygun şekilde raf düzeninin sağlanması, eczanenin düzeni ve hijyeni, reçete muhteviyatı ilaçların raflardan çıkartılıp reçetelerin bilgisayar ortamında işlenmesi , hastalara gerek ilaç gerekse hastalıklar konusunda , ön bilgi verilmesi ve ihtiyaç duyulduğunda hastanın eczacıya yönlendirilmesi , ilaç dışındaki eczane ürünleri, dermokozmetik, takviye edici gıdalar konusunda danışmanlık yapmak , bunların hepsi eczane teknisyenlerinin görev alanı içerisinde.

Eczane çalışanlarının geçmişteki en büyük problemi  meslekleri ile ilgili yasal bir düzenleme ve tanımlamanın olmayışıydı. Oysa bu gün Eczane teknisyenliği artık okullu bir meslek dalı. Tüm eczane çalışanlarının  gerekli eğitimlerden geçerek bu sertifikayı almaları zorunlu. Zaman içerisinde ise eczanelerin Eczacılık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu mezunu diplamalı eczacı teknisyeni çalıştırmaları zorunlu hale gelecek.  Bilgi için :  http://eczaneteknisyenleridernegi.com/e/eczane-hizmetleri-bolumu-2-yillik-on-lisans-meslek-yuksek-okulu-puani-ve-universite-kontenjanlari/

Ülkemizde yaklaşık 24.000 Eczane var. Bu eczanelerin büyük bir kısmı il ve ilçe merkezlerinde toplanmış. 24.000 eczanede ortalama 3 eczane çalışanı bulunuyor ve toplamda sayıları 100.000’i aşan eczane çalışanı mevcut. Bu sayının tamamı zaman içerisinde Eczane Hizmetleri Bölümü mezunu olacağına göre geleceği parlak ve iş güvencesi olan bir meslek olarak görmem mümkün.

Bir eczacı olarak benim için de en büyük sıkıntılardan birisi uygun nitelikte personel bulamamak. İyi eğitimli kişilerin ise eczane çalışanı olmaktan uzak durmalarına sebep olan en önemli etken mesleki sıfat yoksunu olmak. Yani “eczacı kalfası” kelimesi sanki itibar sahibi bir meslek değil gibi geliyor kulağa. Bu nedenle çoğu zaman uzun süreli, bir ömür boyu yapılacak bir meslek olarak görülmüyor. Ayrıca eczane teknisyenliğinde ilerlemek te mümkün değil gibi düşünülüyor. Yani bir eczane ancak daha büyük bir eczane olabilir daha ötesi yok. Dolayısı ile eczane teknisyenliğinin de ilerisi yok gibi  bir düşünce söz konusu. Oysa eczanede baş teknisyen olan birinin bir çok özel sektör kuruluşundan daha fazla maaş aldığı da bir gerçek. Bunun yanında kendi geliştiren başarılı , ufku açık eczane teknisyenleri ilaç sektöründe başka alanlarda da iş imkanı bulabiliyor. Eczanede çalışırken , ilaç mümessil, dermokozmetik firma satış temsilcisi, ya da dermokozmetik uzmanı olan ve daha büyük firmalara geçiş yapan bir çok kişi  tanıyorum.

Eczanede çalışmak iş güvenliği açısından en az riskli mesleklerden birisi. Bunun yanında mesleki sorumluluk açısından bilinçli ve titiz bir çalışma gerektiriyor. Başarılı eczane çalışanları uzun yıllar boyunca aynı iş yerinde çalışıyor. İlk iş yerinden emekli olan eczane çalışanı sayısı çoktur.  İş yükü açısından da hafif işler arasında sayılabilecek bir iştir. Diğer yandan şunu düşünmek gerekir. İş yeri sahibi de bir Eczacı olacaktır. Eğitimli bir iş yeri sahibi ile çalışmak bir çok açıdan kolaylıklar sunar. Bunun yanında Eczaneler SGK ile doğrudan bağlantılı kuruluşlardır. Sigorta açısından eczane çalışanları eksiksiz prim ödemesi alırlar. Hatta çoğu eczacı, nöbet ve fazla mesailer için ilave prim dahi yatırır. Sosyal güvence açısından da eczane teknisyenliği avantajlı bir meslek dalıdır.

Bunun yanında son yıllarda artan oranda dernekleşme ve sendikalaşma faaliyetleri eczane teknisyenlerinin örgütlenmesine katkı sağlamıştır. Tüm büyük şehirlerde eczacı teknisyenleri dernekleri mevcuttur.  Bunlara örnek vermek gerekirse  http://eczaneteknisyenleridernegi.com/ , İstanbul Eczane Teknisyenleri Derneği http://www.ietd.org.tr/   siteleri ziyaret edilebilir.

Menu Title